Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » Cengiz Çandar
Cengiz Çandar

Cengiz Çandar (6)

1948 yılında Ankara’da doğdu. İlkokulu Ankara'da, ortaokulu Talas Amerikan Okulu, Talas, Kayseri ve liseyi Tarsus Amerikan Koleji, Tarsus’ta tamamladı. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Diplomasi ve Dış Münasebetler Bölümü'nü bitirdi. Kısa bir süre ODTÜ İdari İlimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde asistan olarak görev yaptı.

68 kuşağı gençlik hareketlerine katılması ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrenci Derneği Başkanı olarak faaliyetlerde bulunduğundan 12 Mart Askeri Müdahalesi'nin sakıncalıları arasına girdi. Yurtdışına kaçtı. Filistin direnişi çerçevesinde Şam’da, Beyrut’ta ve daha sonra sırasıyla Cenevre, Paris ve Amsterdam’da yaşadıktan sonra 1974 yılında Türkiye’ye döndü.

1976’da Vatan Gazetesi’nde dış haberler şefi ve dış politika yorumcusu olarak gazeteciliğe başladı. Türk Haberler Ajansı, Cumhuriyet, Hürriyet, Güneş, Sabah ve Yeni Şafak ve Referans'ta çalıştı. 1 Eylül 2008'den itibaren Radikal gazetesinde yazılarına devam edecektir.

Dünyanın neresinde seçimlere katılım yüzde 87 olsa (yanlış okumadınız 87!) ve seçime giren onca partiden biri toplam oyların yarısını alsa, ona ‘ezici bir seçim zaferi’ denir. AK Parti’nin oyları Suriye’nin toplam nüfusuna eşit. Seçimde oy kullananların sayısı ise Suriye, Lübnan, İsrail (Filistinlilerle birlikte) ve Ürdün nüfusu kadar.

Ve düşünün ki, yüzde 87’lik katılımlı bir seçimde oyların yarısını elde etmiş olan parti, 2002’de yüzde 34, 2007’de rejimin üzerinde asker gölgesi inmişken yüzde 47 almış olsun ve oylarını yeniden arttırmış olsun.

Barack Obama çok hızlı girdi. Amerika’nın yüzüne son yıllardır leke çalmış olan Guantanamo’yu kapattı. İşkence türü sorgulamaları yasakladı.
Barack Obama, Filistin sorununa da beklenmedik kadar erken daldı. Ve, görüneno ki, o erken dalış Türkiye ile ilk ‘politika farklılığı’nı yansıtacak nitelikte.
Başkan Obama, görevine başladıktan 24 saat geçmeden bir Ortadoğu Özel Temsilcisi atadı. Bu iddialı görevi Dennis Ross bekliyordu.

Ergenekon soruşturması başladığında, bunun ‘yakın tarihimizin en önemli gelişmelerinden biri, belki de birincisi’ olduğuna inananlardan biri de bendim. Bu görüşümü nedenleriyle birlikte defalarca yazdım ve dile getirdim de.
Dava başladığından bu yana Ergenekon üzerinde hiçbir şey yazmadım. Mahkemenin seyrini izlemek, ortaya nelerin döküleceğini, nelerin saçılacağını ya da nelerin ‘marke edileceğini’ görüp anlamak gerekiyordu.

Cuma, 03 Haziran 2011 13:29

Irak Kürtleri ile ilişkiler...

Yazan Cengiz Çandar

Bağdat’ta Irak Kürt lideri Mesut Barzani ile yapılan görüşme epey yankı uyandırmışa benziyor. Kimisi, bunu bir ‘yeni sürecin başlangıcı’ olarak görüyor; kimisi Türkiye’nin Kürt Bölge Yönetimi’ne PKK’ya karşı yerine getirmesi gereken şartlara ilişkin bir ‘ültimatom verilmesi’ toplantısı olarak.
Oysa ne o ne diğeri. Yani, Mesut Barzani ile görüşmek daha önce de altını çizdiğimiz gibi- ne dramatik, ne de radikal bir adım.

Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Çankaya Köşkü’ndeki ikametgâhında bir cumartesi günü sohbet ediyorduk. Tarihi çok iyi hatırlıyorum. Zira 1991 seçimlerinden sonraki ilk cumartesi günüydü ve Cumhurbaşkanı’nın arkaladığı ANAP seçimi kaybetmiş, Süleyman Demirel’in başbakanlığına kapı aralanmıştı. Dolayısıyla, 26 Ekim 1991 cumartesi günüydü...
Sohbetin cereyan ettiği ortam da unutulacak cinsten değildi.Çünkü televizyondan Fenerbahçe-Trabzonspor futbol maçını seyrediyorduk. (Fenerbahçe o maçı 4-1 kazanmıştı!) İkimizden başka hiç kimse yoktu ve Turgut bey, üzerinde eşofmanlarıyla bir tatil gününün sereserpeliği içindeydi.

Temmuz sonunda, şunun şurasında yaklaşık iki ay önce Anayasa Mahkemesi AK Parti’yi kapatsa ve Tayyip Erdoğan’ı siyasetten yasaklı duruma düşürseydi, manzara şimdi nasıl olurdu?

Demokrasi umutları açısından muhtemelen bugün olduğundan çok daha iyi olurdu!
Siyasetten yasaklanmış bir Tayyip Erdoğan, mayıs ayında bir dost evinde benim de aralarında bulunduğum bir grup insana söylediği doğrultuda mücadeleye atılmış olurdu. ‘Mağdur’ ve ‘mazlum’ olarak.

Tuyan Tasarım