Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » Semih Terzi Ermeni miydi?

Semih Terzi Ermeni miydi? Vurgulanmış

Kırk yıldır, kalıcı olmasını istediğim düşüncelerimi yazarak ifâde ederim. Yazmanın da, yüksek sesle düşünmenin de hassasiyet gerektirdiği zamanlar, yerler ve mevzular vardır. Makaleye başlık teşkil eden sualin cevabını ararken de benzer bir hassasiyet ihtiyacı içinde olduğumu söylemek isterim.


Mevzua geçmeden bir ara sual daha soralım:


Semih Terzi Kimdir?


 

Suali, her mevzuun çok bilmişi internete sorduğumda, bülbül gibi ötmesini, önüme yığınla bilgi boşaltmasını beklerken, bir de baktım ki, dağarcığı neredeyse boş. Verdiği bilgiler, 15 Temmuz akşamından beri bütün Türkiye’nin bildiği kadar!..


15 Temmuz İşgal Teşebbüsü akşamında Ankara Özel Kuvetler Karargâh’ını basarken, Şehit Assubay Ömer Halisdemir tarafından katledilen Tuğgeneral... Peki nereli? Ne zaman doğdu? Nerelerde tahsil gördü? Ne yer, ne içerdi? Leşi nereye gömüldü?


İnternet bu hususta ya çok câhil, ya da çok ketum. Aynı soruyu o gecenin en büyük kahramanlarından Ömer Halisdemir için sorduğumuzda durum değişiyor:


Büyük kahraman Halisdemir, 1974’te Niğde, Bor Kazasının Çukurkuyu köyünde dünyaya gelmiş. 15 Temmuz akşamı, o mel’un teşebbüsün en büyük unsurlarından olan Tuğgeneral Semih Terzi’yi alnından vurup geberttikten sonra şehid düşen vatan evlâdı. Mübarek naaşı köyüne defnedilmiş. Rabb’im rahmet eylesin...


İster istemez zihnim Semih Terzi’de kalıyor:


Kim bu hain?..


Bu sualin cevabını, posta kutuma düşen bir kısa mail notunda görünce, günlerdir merak ettiğim cevaba dikkat kesildim. Notu gönderen, Semih Terzi’nin dönme bir Ermeni âileden geldiğini, Kâhtalı olduğunu ve pis leşinin gizli bir şekilde Kâhta’ya defnedildiğini söylüyordu.


Kâhta, doğduğum ilçenin komşusu bir ilçe. 1971-72 Eğitim döneminde de ortaokul tahsilimin ilk yılını tamamladığım şehir. Şimdi de sılâ münasebetiyle yılda bir kaç sefer uğradığım bir yer. Mahallî kaynaklarımdan kısa bir araştırma yapınca, gelen mailin teyidini aldım.


Yalnız, Kâhta’ya gömüldüğü bilgisinde netlik yok, emin olamadım.


Biraz Târih ve Ermeni Dönmeleri!


Osmanlı devleti için, Ermeni Tehciri, kaçınılmaz bir zaruret halini aldığında, yaşananları aşağı yukarı herkes biliyor. 1915’te başlayan Ermeni Tehciri, hâlâ uğraşmaya mecbur kaldığımız meselelerden. O gün yaşadığı toprakları terketmek istemeyen Ermenilerin yapabileceği tek şey vardı: Müslüman oldum, deyip kelime-i şahadet getirmek. Bugün Anadolu’da yaşayan Ermeni vatandaşlarımızın kahir ekseriyeti yerlerini bu şekilde muhafaza etmiştir.


İlk başlarda bu Müslüman olma meselesi, barınabilmek için bir sığınak iken, bir kaç nesil sonra gerçekten Müslümanlaşmanın da eşiği olur. Yaşadığım bölgelerde, ikinci üçüncü nesillerde samimi Müslüman çok Ermeni vatandaşımızın varlığına şahidim. Tırnakları da taşa gelsin, incinsinler istemem. Ancak dönmelik maskesi altında Hrıstiyan kalmaya devam edenlerin varlığını da bilirim.


Müslüman olduk, diyen Ermenilerin Sünni bölgelerde yaşayanlarını, yalnız başına Kelime-i Şahadet kurtarmıyordu. En azından namaz kılacak, câmie gelip gidecek, oruç tutacak, kurban keseceklerdi. İslâmiyetin gönüllüsü olmayıp, sadece barınmaya çalışanların tercihi bu sebeple, daha çok, Alevi vatandaşlarımızın yaşadığı bölgeler olur. Zirâ, o bölgelerde Kelime-i Şahadet, Müslüman addedilmelerine kâfi geliyordu. Ne namaz kılmaları gerekiyordu, ne de oruç tutmaları... Tercihlerini o bölgelerden yana kullanmaları aklın gereğiydi...


Osmanlı’nın, Millet-i Sâdıka dediği Ermeniler, zanaat erbabı olarak ekonominin mühim bir unsuru idiler. Tehcir edildikleri bölgelerin bu sebeple adeta çöktüğünü parantez harici olarak kaydetmiş olalım. Demirci, bakırcı, marangozluk ve “terzi”lik hemen hemen bütünüyle onların inhisarında idi. Soyismi kanunu çıktığında da, ya kendi tercihleri, ya da nüfus memurlarının kolayına geldiğinden mesleklerini soyisim olarak aldılar.


Küçük bir araştırma, bu meslekleri soyisim kullananların mühim bir kısmının dönme Ermeni vatandaşlarımız olduğunu ortaya koyacaktır.


Semih Terzi’nin suçu, elbet de Ermeni olmak değil, târihimizde görülmüş en büyük ihanetlerden birinin mühim unsurlarından biri olmasıdır. Yalnız, mesele bu kadarla bitmiyor. Kahir ekseriyeti dönme bile olsalar, aralarında târihten gelen intikam hisleri içinde hareket edenlerin olması ihtimalden hariç değildir. Samimi Ermeni vatandaşlarımızı üzse bile, bunu ifâde etmeye mecburum. Hele de, bu ülke ve milletin karanlık bir fetreti olarak plânlanmış iken Allah’ın rahmetiyle parlak bir fecrne dönüşen o gecenin baş haini Gülen’in Ermeni bir âileden olduğu bilgileri zirve yapmışken, bunun basit bir tesadüf olduğunu düşünmek istemem.


Gülen’in Ermeniliğini, bir Ermeni Yazar olan Arthur Akopyan geçtiğimiz günlerde detayları ile yazdı. Yazının Türkçe tercümesini de, Ermenicesini de aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz.


PKK ve Ermenilik İddiaları!


PKK’nın bütünüyle Ermenilerden müteşekkil olmasa bile, bol miktarda Ermeni barındırdığı, hep söylenmiştir. Zaten bunu PKK da inkâr etmiyor ama bu kabullenişi Ermenilik adına değil, düşmanımın düşmanı dostumdur, kaidesinden hareketle kabul ediyorlar. Kısacası Türkiye’ye karşı bize destek veren herkesle kol kola oluruz, diyor.


Esas can alıcı nokta, Gülen’in PKK ile işbirliği içinde olmasının netlik kazanmış olması. Ve can alıcı soru şu:


Bu birlikteliğin asıl sebebi ve asıl maksadı: Büyük Ermenistan hülyâsı mı?


Cevabı zor bir soru. PKK saflarında bile çok kimsenin samimiyetle ve şiddetle itiraz edeceği bir sual olduğunu da biliyorum. Ama onlar da bilmeliler ki, büyük plân kurucular, asıl maksad ve hedeflerini istihdam ettiklerine de hiçbir zaman netice alınmadan söylemezler.


Mevzuun tabiatı uzatmaya da deşmeye de müsaid, ancak bu kadarla iktifa etmiş olayım. Hiç değilse bundan sonra, Semih Terzi kimdir, diye sorulduğunda internet de yutkunmak zorunda kalmaz.


1- Ermenice: http://news.am/arm/news/192446.html

Türkçe: http://www.asikurtlar.com/ermeni-yazar-gercegi-acikladi-fethullah-gulen-ermenidir.html

2- Not: Semih Terzi’nin künyesi ile ilgili bilgilerde bir hata varsa, suçlusu, bana aynı bilgileri veren bir düzineye yakın Kâhtalıdır. Onlar düşünsün...

Son değişiklik Çarşamba, 24 Ağustos 2016 18:44
Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım