Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » 7 HAZİRAN 2015'DE NE OLDU?

7 HAZİRAN 2015'DE NE OLDU? Vurgulanmış



Başlığa verilecek en kestirme cevab: AK Parti, seçim sandığından ciddi bir hezimetle çıktı... Aksi ifâdeler hakîkatten uzak.

Bu ağır mağlûbiyetin sebebi çok değil; iki:


Birincisi; dindar Kürtlerin de Ak Partiden ümidlerini kesip HDP'ye yönelmeleri.

Diğeri; "Üst akıl", diye ifâde edilen haricin, dahildeki enstrümanları da kullanarak kurduğu ittifakın HDP'yi beslemesi...

Belki bir üçüncüsü de, "Çözüm Süreci"ni ırkçı bir hissiyatla kullanan MHP'nin haksız beslenmesi...

AK Parti, bu üç temel sebebi doğru tahlil edip muhkem tedbirler alabilirse, kendisinin de ülkenin de geleceğini kurtarabilir...

Koalisyonlar veya azınlık iktidarlariyle vakit kaybetmenin beyhûde, tehlikeli ve akîm olduğunu düşünüyorum. Bu hususta yeterince elim tecrübelerimiz ve acı bir geçmişimiz var.

Yapılabilecekler mi?

Öncelikle AK Parti, güven oyu alamayacak bir hükümeti kurmalı...

Bu arada yoğun bir şekilde hatalarını gözden geçirmeli, temizlik yapmalı ve doğrularla değiştirmeli...

Kürt Meselesinde, uzun vadede ülkenin bölünmesinden başka hiç bir neticeye hizmet etmeyecek olan, "Kürt sorunu yoktur!", "Ana dilde eğitim asla olmaz!" gibi mânâsız, ama bugünkü mağlûbiyeti netice verecek kadar da tehlikeli ifâde ve tavırlar samimî bir şekilde terk edilmelidir.

Kürtlerle Türkleri bir arada tutabilecek yegâne gücün İslâmiyet olduğunu, ırkçı en ufak bir damarın büyük tehlikeler doğurabileceğini görmek gerekiyor. Görmek yetmiyor, samimî olmak icab ediyor...

Allah'ın Kürtlerden esirgemediği hiçbir hakkı esirgememek gerektiğini, AK Parti anlamazsa, diğerleri asla anlayamazlar...

Dindar Kürtlerin AK Partiden ümidlerini kesmesinin neticesi, bugünkü tablo ile sınırlı kalmaz... Orta ve uzun vadede ülkenin bölünmesini de netice verir.

Ve hazîndir ki, hiçbir güç bu âkibeti engelleyemez... Ne Türkçü hissiyat, ne dünyanın sayılı güçlü ordusu ve elindeki silâhlar, ne de başka türlü boş ümidler...

Hele de haricî düşmanların dinmek bilmez kin ve gayzları, her geçen gün kuvvet kazanıyorken bu âkıbet önlenemez...

Bedeli ağır mı olur? Elbet de... Her iki kavmin de bütün iddialarını, belki de hayat haklarını büyük çapta kaybedecekleri kadar ağır bir bedel...

Siyasetin hiç heveslisi olmadım, bugün de değilim... Ama "Doğu Gerçeği ve Müslüman Kürtler" adlı eseri kaleme alışımın üzerinden neredeyse çeyrek asır geçmiş... Sağda yazılmış belki de ilk eserdir...

Kürt Meslesi ve çözümü noktasından iktidara yol gösterici olabilirdim, sesimi duyuramadım... Zirâ müstağniyim, tabasbusa asla tenezzül etmem...

Ne var ki, gidişat iyi değil ve hâlâ yol gösterici olabilirim, sesimi duymak isterlerse elbet...
Son değişiklik Pazartesi, 08 Haziran 2015 09:21
Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım