Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam » Taksim Tertibi boşa çıkmıştır, korkmayınız...

Taksim Tertibi boşa çıkmıştır, korkmayınız... Vurgulanmış

Günlerdir Taksim ve Gezi Parkı’nda olup bitenleri elem içinde tâkib ediyoruz... Bu ülke, yarım asra üç-beş şeni darbe sığdırmış bedbaht bir ülke. Ecdadımızı bir asır önce boğup târih sahnesinden tard edenlerin bütün habîs menfaatlerine zemin teşkil eden Lozan ile Batılı sırtlanlara verilen taahhüdlerin muhafazasına dönük bütün darbelerin arkasında yine doğrudan Batılı güçler var: İster ABD, ister İngiltere, İster İsrail, İster Rusya isterse topu birden...


 

Hiçbir darbe dâhilî şartların tabiî ve kaçınılmaz neticesi olarak doğmamıştır... Bu alçakça darbeleri tertipleyenler, iç şartları, darbeyi millet ve dünya nazarında haklı gösterecek şekilde hazırlamış, dizayn etmiş; sonra harekete geçmişlerdir. Geri zekâlılığı aptallarca bile mâlûm bir tanesi, bunu açıkça itiraf etmişti. Ne itirafı? Şecaat arzıyla sirkatını söylemişti budala...


Türkiye son on yılda ekonomik kalkınmada bir yıldız gibi parlayıp, büyüme hızı itibariyle Çin’den sonra ikinci sıraya oturup, darbe zeminin ana direği askerî vesâyeti de geriletirken, şer güçlerin elinde tek manivela PKK ve terör kalmıştı.


Bu göz kamaştırıcı hamlelere imza atan Başbakan, PKK meselesinde de bir iki yalpalamanın ardından yanıltılmakta olduğunu fark edip inisiyatifi doğrudan ele alınca kâbus başladı. Barış sürecinde kan ve göz yaşı durduğu için Lozan’da kazandıkları menfaat ve taahhüdlerin teminatı olacak bir zeminin kalmadığını fark eden emperyalist güçler, seçim sandığında iktidar tahayyüllü değil, rüyası bile göremeyen muhalefetin ümitsizliği üzerinden harekete geçtiler...


Yangının çıkması için bir aptalın yaktığı kibrit kâfi gelir... Gezi Parkı ile ilgili başlayan, o ilk bakışta çok mâsumca görünen ağaç kestirmeme, parka sahip çıkma hareketi; bir anda şer güçlerin beklediği âna dönüştürüldü... Memleketin bütün karanlık ruhları, ülkenin ve dünyanın dört bir tarafından Taksime üşüştüler... Maksad, küçük de olsa bir mevzi kazanmaktı... İktidarın basit ve küçük bir projesi engellenebilirse, Eroğan, Erbakan Hoca’nın elîm âkibetine zorlanarak iş yapamaz hale sokup felç edilecek ve nihayet 28 Şubat Benzeri bir hayasızlıkla iktidardan düşürülecekti.


En hayatî nokta, iktidarın, bilhassa bütün şer güçlerin, muhalefetin baş belası haline gelmiş olan Erdoğan’ın takınacağı tavırdı. Ümid ve arzu edilen Erdoğan’ın korku ve paniğe kapılıp küçücük, mini minnacık bir geri adım atması idi. Bu ümid ve arzu çok mübhem, zayıf bir tereddüd gibi bile görünse, yüklenip neticeye gideceklerdi...


İster mü’minin feraseti deyin, ister kaderî bir tecelli... Erdoğan, yakın gelecekte düşünen bütün kafaların üzerinde hemfikir olacağı net ve zekice bir tavır ortaya koydu. Bir taraftan hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın geri adım atmayacağını haykırdı, öbür taraftan dev bir adım atarak devşirme bir kalabalıkla dünyayı kandırmaya çalışanların karşısına milleti koydu... Havaalanı karşılamaları oyunun omurgasını kırıp yerle bir etti... Mitingler de tahkim vazifesi görecektir.


Mesele aslında bitmiştir, bu saatten sonrası için mesele taşların eski yerlerine daha sağlam, daha doğru oturtulması meselesidir... Bir kaç hafta zarfında bu sun’i fırtına geçecek, bu yangının failleri kabak gibi ortaya çıkacaklardır. Elbet de devlet mükâfât ile mücâzâtı eşit şekilde kullanır. Suçluyu cezalandırmayan hiçbir devlet ayakta kalamaz: Suçlular hukuk zemininde behemehâl cezalandırılmalıdır, cezalandırılacaklardır da...


Taksim tertibi bir çok hakikatin ortaya çıkması noktasından da şübhesiz hayırlı olmuştur. Yakın gelecekte bu hayırlı neticeleri hep birlikte göreceğiz.


Yangına körükle giden, bu şeni tertibin gönüllü fikir işçiliğini yapan yazar kılıklı, çoğu Soldan çarklı, Kemalist, Ulusalcı ama bir müddetten beri Sağın mevzilerine yerleşmiş olan bir alay haydudun eski düşmanlıkları ile ortaya fırlamış olmaları belki de bu tertibin en büyük kazançlarındandır. Ümid edilir ki, mühtedi maskesi takınmış bu münafıklara itimad etmenin az daha nelere mal olmak üzere olduğunu aklı başında olanlar görmüşlerdir...


Hiç şübhesiz bu yangının asıl şer cephesi medya olmuştur. Bilhassa Faiz Lobisinin beslemesi güruh, bütün şirretliği ile ortada çıplak kalmıştır, tek tek saymama gerek yok; görmek isteyen herkes gördü...


Hulâsa bu saatten sonra yapılması gereken şey, hiçbir şekilde geri adım atmamak, milletin iktidarını bir takım şer güçlerin tertiblerine fedâ etmemektir. Maksatları; korkutarak zayıf düşürtmekti. Bu saatten sonra korkmak gerekmiyor, korkulacak bir şey de yok. Yerinde ve vaktinde ödemediğiniz bedeli daha sonra katmerleşmiş olarak ödemek zorunda kalırsınız. Ödenecek bir bedel varsa şimdi ödeyiniz...


Son ânın gelişmesi olan referandum ihtimali, şayet gerçekleşirse, âkibeti ne olursa olsun hayra hizmet edecek, maksadları kuzuyu yemek olup Gezi Parkını bahane gösteren suretâ dost hakîkatte büyük düşman Batılı kurtların bahanesini de yıkmış olacaktır...

Bugün

Son değişiklik Cuma, 14 Haziran 2013 13:09
Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım