Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam

Bir önceki makalede, Kadir Mısıroğlu’nun Üstad Bediüzzaman’ın Sultan Abdulhamid’e olan mevhûm düşmanlığını medâr-ı bahs etmiştim. Bu makale, hakikatsız düşmanlık iddialarının başına giydirilen kırmızı külahı düşürmek kasdı taşıyor; üzgünüm...


Üstad’ı Sultan Abdulhamid’e düşman ilân eden Kadir Bey, iddiasını pekiştirme ihtiyacı ile olsa gerek ki, Bediüzzaman’ı Nemika Sultan’ın damadı Osman Turan’ın evine kadar götürüp özür diletip, helâllik aldırıyor. Tarihçimiz, bu hâtırayı Osman Turan’dan dinlediğini söylemeyi de ihmâl etmiyor.

Kadir Mısıroğlu, neslimin efsâne isimlerindendir. Kamal Atatürk ve Cumhuriyet târihine dair tenkidleri sebebiyle, gönül dünyamızın fâtihlerinden bir isim. Gözü pek, sözünü esirgemeyen, cesur ve gayretli bir şahsiyet. Öne çıkmış hemen her insan gibi, en zayıf tarafı, kendisinde hissettiği emniyet-i nefs!.. Bu zayıf taraf, bir taraftan mücadeleci ruhunu kamçılarken, öbür taraftan kendisinden daha büyükleri anlayıp takdir etmesinde sıkıntıya düşürüyor...


Şahsım itibariyle, Kamal Atatürk’ün mahiyetinin anlaşılıp daha rahat konuşulması noktasından cesaretiyle açtığı çığır sebebiyle, hürmet ve muhabbetimi muhafaza etmekte sebat ediyorum, edeceğim de. Hataları yok mu? Hangimizde yok ki?.. Beşeriz! Hata ve kusurlar, beşeriyet muktezasıdır. Bu umumî çerçevede Mısıroğlu’nun da hataları olabilir.


Çarşamba, 19 Temmuz 2017 10:18

Dilipak Ne Dediğinin Şuurunda mı?

Yazan Hüseyin Yılmaz

Kaynağından içmediğiniz hiç bir su hakkında bildikleriniz, hakikati ifade etmeyecektir. Zirâ kaynağından uzaklaştıkça her su bir parça bulanıp, bir parça kirlenir. Fışkırdığı kayalıktan billur şakırtılarla hayat saçan su, döküldüğü uzak denize karıştığı noktada bulanık ve kirlenmiş olabilir.

Bu kevnî hüküm, mânevî, ictimâî ve siyâsî meselelerde de câridir. Hattâ dinler için de öyle... İlâhî kaynaktan “hak” olarak nüzûl eden muharref Hırıstiyanlık ve Yahudilik, bugün sebeb-i necâd ve Cennet değil, sebebi helâket ve Cehennemdir. Şimdi bu durumda haşa sümme Allah’ı mı suçlayacağız, ululemr Peygamberlerini mi?

Çarşamba, 12 Temmuz 2017 20:33

Risâle-i Nur’da Tahrifat Var mı?

Yazan Hüseyin Yılmaz

Suale; evet veya hayır diye kestirme bir cevab vermek kırk yıllık bir tartışmanın devamına hizmetten başka bir şeye yaramaz. Evet de, hayır da delil, isbat ve iknaa bina edilmeli; yakışıksız bir tarafgir hissiyatına değil.

Fakir, kırk küsur yıldır Nurları heceliyor. Künhüne vâkıf olduğumu iddia edecek değilim, ama iyi bir âşinalığımın olduğunu söyleyebilirim. Bediüzzaman’ın muradı nedir, ifâde ona aid mi, değil mi; aşağı yukarı kestirebilirim.

Şu kadarını gönül rahatlığı ile ifâde etmek isterim ki, tahrifattır denen hususların tamamı bir araya getirilse külliyatın binden birine tekâbül etmez. Üstelik de tahrifat iddialarına mevzu teşkil eden bahisler, iman ve Kur’an dâvâsının esasatına değil, içtimâî, siyasî ve târihî bir takım meselelere bakan bahisler.

Sayfa 3 / 42

Tuyan Tasarım