Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam

 

Risâle-i Nurların eşiğinden geçerek İslâmî hayata adım attığımda, henüz orta mekteb talebesiydim. Bütün ve yegâne heyecan ve gayretimiz, milletimizin ferd ferd îmânını kurtarmak, taklidi îmânlarını tahkikî îmâna yükseltmek içindi. Düşünüyorduk ki, ferd ıslâh-ı nefs etse, önünü görecek şuur ve feraseti yakalasa, zamanla millet de, ümmet de, beşeriyet de kurtulur. Bu, insanı kazanmak, insandan hareket etmek metoduydu ve Bediüzzaman’ın geçtiğimiz asırda yeniden tahkim ettiği kadim bir çığırdı; Nebilerin açtığı çığır, semavî yol...

 

Devlet ile fazla meşgul değildik, devlete dair hiçbir plânımız yoktu; esasen devlet diye bir meselemiz de yoktu. Ferdin ıslâhının devletin ıslâhını netice vereceğinden emindik. Onun için yegâne işimiz ferdi kazanmaktı, bütün meselelerimiz orada düğümleniyor, orada çözülmeyi bekliyordu.

Çarşamba, 10 Haziran 2015 11:50

SAĞ İLE SOL, BİR DE GÜLEN!

Yazan Hüseyin Yılmaz

 

Dünyanın her yerinde inşâ da, ekonomik refah da Sağ’ın eseridir... Vazifesi; yapmaktır, yıkmak değil...


Sağ, mutlak bir meşruiyete dayanmaya mecburdur. El attığı her vasıta meşru, girdiği her yol mübah olmalıdır.


Önceliği, ülkenin geleceği ve milletin menfaatleridir... Üstelik de bunları inanç ve ahlâkî değerler üzerinden gerçekleştirmek zorundadır...


Yalan söylememek, kandırmamak gibi ağır mükellefiyetleri de vardır... Zirâ, millete nümûne-i imtisâl olmak da boynunun borcudur, nâmus ve haysiyet borcu...


Bu çerçeve, küçük inhiraflarla da olsa Türk Sağ’ı için de hakikatin tâ kendisidir... Cumhuriyet devrinin bütün gelişmeleri, terakkisi Sağ’dan gelmiştir...

Pazartesi, 08 Haziran 2015 09:06

7 HAZİRAN 2015'DE NE OLDU?

Yazan Hüseyin Yılmaz


Başlığa verilecek en kestirme cevab: AK Parti, seçim sandığından ciddi bir hezimetle çıktı... Aksi ifâdeler hakîkatten uzak.

Bu ağır mağlûbiyetin sebebi çok değil; iki:

Suali cevaplamadan önce mevzuu hulâsa etmekte fayda var:


M. Kamal’in ısrarlı dâveti üzerine Hz. Üstad, 1922 Kasım’ının başlarında Ankara’ya gelmiş, Meclis’te resmî merasimle karşılanmıştır. 7-8 ay kadar kaldığı Ankar’ada M. Kamal ile mükerreren bir araya gelmiş, bir çok meselede de aralarında tartışmalar cereyan etmiştir.


Bunlardan en dikkate şâyân olanını Hz. Üstad şöyle anlatıyor:


Sayfa 9 / 42

Tuyan Tasarım