Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam

29 Ekim Resepsiyonu çok tartışıldı. Maksadım herkesin konuştuğu bir mevzua bir kaç kelime ile iştirak etmek değil. Asker meselesi, çok köklü ve tehlikeli olmanın yanısıra, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük, içinden çıkılması zor ama halli de mutlak zaruret vaziyeti almış hayatî bir meselesi olduğunu ifâde etmek isityorum...

Türk askerinin subay sınıfı, maalesef Resneli Niyazi’den beri siyasetin zorba, küstah ve başına buyruk bir unsurudur. İttihat ve Terakki’nin büyük bir şuursuzlukla komitacılık ruhunu aşılayıp siyasetin göbeğine yerleştirdiği subaylar, bir daha asla asker olamamış, aslî vazifesini hatırlayamamış, kışlasına dönememiştir.

Perşembe, 02 Haziran 2011 15:03

Baykal ve Ordu

Yazan Hüseyin Yılmaz

Demokrasi, tabusu olmayan idare şekli. Nihaî hudut, millî irâde. Adalet tevziinde hâkim merci, hukuk... Hukuk karşısında herkes eşittir... Yegâne dokunmazlık, yasama dokunulmazlığı. Bu dokunmazlık masûmiyet değil, masûniyet ilânı; hukukî dokunmazlık. Fakat amme hissiyat ve efkârı serbesttir; masûniyeti kabul, masûmiyeti reddeder.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’dan gelen hukukî iddianın memleket sathını hercümerc etmiş olmasının üzerinde durmayacağım. Bu cehennemî kargaşayı besleyen unsurlar hakkında herhangi bir fikrim olmadığından değil, aksine uzak duruşumun sebebi, bu silâhşörler arenasında akl-ı selim ve itidalin kaybolmuş olması.

Bu kadim topraklarda asırlık bir muhâsara devam ediyor: çirkin, küstah ve zâlim bir muhâsara.. Hedefi, ülke insanının inançlarını tahrib etmek, inandıkları gibi yaşamalarına engel olmak. Batı destekli bu Ankara kuşatması mertlikten uzak, bin türlü desise, tertip, maske ve zorbalığın arkasında devam ediyor. Açıkça dine düşman olduklarını ifâde cür’eti gösteremediklerinden, “gericilik” diyorlar, “yobazlık” diyorlar, “başörtüsü simge” diyorlar, “kamusal alan” diyorlar...
Bütün bu herzelerden maksat dinî hayatı yaşanmaz kılmak, ama zırva tevil götürmez.. İnsan hak ve hürriyetlerini tehdit ve tahdit etmeye kimsenin gücü yetmez.

Perşembe, 02 Haziran 2011 14:47

Askerlik

Yazan Hüseyin Yılmaz

İçtimâî her teşekkülün varlık sebebi insandır. Vazifeleri, insana hizmettir. Meşruiyetlerini milletin tasvib ve kabulünden alırlar. İnsana hizmet etmeyen, milletin tasvib ve muhabbetine mazhar olmayan içtimâi teşekkül ve müesseseler hem meşruiyet tartışmasından kurtulamazlar, hem de yaşayamazlar...

Ordu, milletlerin temel istinad noktalarındandır. Bağrından çıktığı millete kayıtsız şartsız hizmet ve sadâkatle mükelleftir. Bütün kıymeti millete yaptığı hizmet nisbetindedir, kendiliğinden, eski tâbirle “zâtî” bir kıymeti yoktur. Millete ne efendilik taslayabilir, ne de Firavunlaşıp milletin başına müstebid kesilebilir.

Sayfa 40 / 42

Tuyan Tasarım