Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Önce Kelam

Mani, 216’da doğmuş, 274’te Sasani Kralı Behram’ın işkenceleri altında hayata veda etmiş. Kaynaklar Hristiyanlık, Yahudilik ve Zerdüştlüğü iyi tarafları ile tek din haline getirmek istediğini söylüyor. Bu iddia Maalouf’un “Işık Bahçeleri”ni de kuvvetli bir ruh halinde dolaşıyor.

 

 

Okunmayı bekleyen kitablar biriktikçe, telaşa kapılıyorum. Ya bütün bunları okuyacak kadar bir vaktim yoksa? Ya her gelişi erken olan ölüm büsbütün erken gelirse?.. Bu telaş ve korku, bâzen aşılması imkânsız bir hisar kadar yeis telkin edince kaçmak geliyor içimden; fetihten vaz geçmek. Ama yapamıyorum, okumadan yaşanmıyor. Okumak zenginleşmektir; sefillikten, fukaralıktan kurtulmak...


İşte okunma sırası bekleyen iki kitab daha: Entelektüel Yalnızlık ile Ruhumun Masalı Şehr-i Urfa. İmza tanıdık... Şahin Doğan, ne zamandır Risalehaber’deki yazılarından takib ettiğim bir isim. Tecessüsleri, arayışları, çırpınışları olan bir kafa; düşünmeye çalışan bir beyin. Düşünmek, zorun zoru...


Ticani tertibini kullanan İnönü’nün genç Demokrat Parti iktidarı üzerinde kurduğu ağır baskı ve tehdid, hukuken değilse de, aklen neseb-i gayr-i sahih bir cenin-i sâkıt doğurur: 5816 nolu kanun. 25 Temmuz 1951’de Demokrat Parti iktidarının rahminden düşen kanunun Menderes tarafından amme efkârına beyan edilen maksadı: Atatürk’e hakareti men etmekdir, tenkid ve düşünce hürriyetini yasaklamak değil. Geçmişte bir kitabımda da uzun uzadıya kalem malzemesi yaptığım bu müstakreh bahse bir makalenin dar imkânları içinde yeniden uzanacak değilim. Ancak şu kadarını tekrar ifâde etmek isterim ki, 5816’nın sebeb-i vücudu: Kamal Atatürk’e yönelen kaba hakaretleri ceza ile men etmekdir.


Bugün çok mühim bir mevkide bulunan siyâsiyundan birine; bir kardeşimiz, Nurculuk ile Nurcuların güzellik ve meziyetlerini anlatmak için dil döküyor, mevzudan mevzua geçiyor, parlak ve yüksek hakikatlerden bahsediyor; nihayet Nurcular’ın İttihad-ı İslâmın da temel harcı olacaklarını, büyük bir inançla ifâde edince muhatabının dudaklarında buruk bir gülümseme sarkıyor.

Kardeşimiz, şaşkınlık ve inkısar-ı hâyâl içinde niçin güldüğünü sorduğunda tüylerimi diken diken eden şu acı cevabı veriyor:
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 42

Tuyan Tasarım