Argo, kanundan kaçanların dili. Uydurma dil, tarihten kaçanların... Argo, korkunun ördüğü duvar;
uydurma dil şuursuzluğun. Biri günahları
gizleyen peçe, öteki irfanı boğan kement. Argo, yaralı bir vicdanın sesi;
uydurma dil, hafızasını kaybeden bir neslin. Argo, her ülkenin; uydurma dil,
ülkesizlerin.(Cemil Meriç)
Kadın!.. Sen de insansın, dişiliğe râzı olma!..
8 Mart, Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Târihin altında yatan bir bayram neş’esi değil, bir trajedi. 1857 Mart’ının üzerinden bir buçuk asır akmış. Hikâye elim ama sıradan, farklılığı ilk oluşunda.
8 Mart 1857, New York’ta bir tekstil fabrikasındayız. Kırk bin işçinin çalıştığı fabrikada grev var. Sebep, çalışma şartlarının kötülüğü. Grevin hedefi, biraz daha iyi çalışma şartlarına kavuşmak. Biraz daha iyi çalışma şartları demek, sermayedarın menfaatine dokunmak demek.. [08.03.2010] >>>>
[devamı] (160)
Yargı ve devlet terörü!
Korku, insandaki en zayıf damar... Terörü besleyen bereketli memba da o, korku damarı... Kitleleri korkutarak sevketmek, ikna ederek sevketmekten çok daha kolay. Terör, müşterekleri olan üç beş tarife sığdırılabilir; ama terörist, cemiyetin her sınıfından, her seviyesinden olabilir; menşei her yer olabilecek bir bukalemun. Bâzen bir teşkilât, bazen de bir müessesenin bağrında hayat bulabilir. Hattâ zaman zaman devlet de terörist gibi, terörle varlığını kabul ve idame yoluna girebilir.. [21.02.2010] >>>>
[devamı] (647)