Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Etikete göre gösterilen ögeler: terör
Cumartesi, 17 Aralık 2016 12:33

Bu Ülkenin İngilizle İmtihanı

Bu ülke, Lozan'da uğradığı ihanetin bedelini bir asır sonra yeniden ödüyor.



Bir asır, soluğu ensemizden eksilmeyen küfrün yekpâre cephesi Batı, Ak Parti iktidarı ile milletin kendi değerlerine dönüşü karşısında, ilk defa telaşa kapıldı. Lozan'da zincirlediğini düşündüğü büyük bir milletin zincirlerini kırmaya başladığını, dehşet ve korku içinde farketti.

Yayınlandığı yer Önce Kelam
Cumartesi, 15 Aralık 2012 13:48

Kaderî hikmet ve Kürt Meselesi...

Osmanlı’yı târih sahnesinden düşürenlerin muradı: İslâm adına güçlü bir devletin bir daha vücud bulmasına bütünüyle mâni olmaktır. İslâm dünyâsını olabildiğince küçük küçük, birbirileriyle kavgalı, birbirileriyle problemli devletçiklere bölmelerinin temel maksadı, bu meş’ûm emel.

Haksızlar mıydı? Hayır... Hayır, zirâ düşmandılar; asırlık mağlubiyet acıları, asırlık korkuları vardı. Korkularını unutmak, mağlubiyet acılarının intikamını almak istiyorlardı. Aldılar da...

Yayınlandığı yer Önce Kelam
Pazartesi, 12 Mart 2012 11:36

Büyük Kırılma ve Yeni Anayasa!

Bir gemi düşününüz, su almaya başlayan büyük bir gemi... Uzun zaman uçsuz bucaksız okyanusları aşmış, dev dalgaların alabora edemediği büyük bir gemiden bahsediyoruz.

Asırlarca hasım ülkelerin, korsanların hedefi olmuş... Biri ikisi başa çıkamayınca büyük ittifaklar kurup saldırmışlar; , onu batırmak için taarruzlar taarruzları kovalamış...

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Öncelikle söylenmesi gereken şu: Bu saldırıda öncelikle 13 er ilk hedef ise, sonrasındaki hedef de Abdullah Öcalan ve BDP’nin kendisidir. Kendisidir çünkü; ‘Öcalan’ın barış için bana düşeni yapmaya hazırım’ söylemi de, BDP’nin; ‘Kürtlerin kaderini gene Kürtler tayin etsin’ ifadesi de, PKK’nin bu saldırıları sonucunda güme gitmiş oldu.

 

Yayınlandığı yer Önder Aytaç

Râkib, zayıf tarafını kollar; öldürücü darbeliri en zayıf tarafını arar... Ayaklarından tırmanmaya başlayan küçücük karıncalar yaralı noktanı bulur, oradan ısırmaya başlar. Ceylan sürüsünün otlağında pusuya yatan Aslan dehşetli gücüne rağmen hasta, yaşlı veya yavru gibi zayıf ve tecrübesiz olanları gözüne kestirir.
Terör, neticedir; sebeplerin bağrından fışkıran kirli bir kaynak... Türkiye’nin terör meselesinden önce Kürt Meselesi vardır. Türkiye, Kürt Meslesini demokratik, insanî ve İslâmi bir zeminde bütünüyle çözmediği müddetçe içimizi kan ağlatıp, iki büklüm diz çöktürten terörden kurtulamayız.

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 08 Haziran 2011 20:04

Yargı ve devlet terörü!

Korku, insandaki en zayıf damar... Terörü besleyen bereketli memba da o, korku damarı... Kitleleri korkutarak sevketmek, ikna ederek sevketmekten çok daha kolay. Terör, müşterekleri olan üç beş tarife sığdırılabilir; ama terörist, cemiyetin her sınıfından, her seviyesinden olabilir; menşei her yer olabilecek bir bukalemun. Bâzen bir teşkilât, bazen de bir müessesenin bağrında hayat bulabilir. Hattâ zaman zaman devlet de terörist gibi, terörle varlığını kabul ve idame yoluna girebilir. Devletin bir tedhişçi gibi davranması, yakın geçmişimizin nâdiratlarından değildir.

Yayınlandığı yer Arşiv
Salı, 07 Haziran 2011 18:59

DEVLET TERÖRÜ, YAHUT KARŞI TERÖR!

Devlet, teröre tevessül eder mi? Evet, tevessül de eder, tenezül de... Devlet terörü, iki ayrı arenada arz-ı endam eder. Birinci arena; ülke sınırlarının dışı, başka ülke toprakları. Devlet, imar ve ihya mükellefiyeti şöyle dursun, ekseriyetle tahribinde menfaat gördüğü bu arenada, terör atını keyfince oynatır. Ülke sınırlarının dışında devlet terörü, millî menfaatlerin hadimidir. Daha çok, emperyalist güçlerin başka ülke topraklarında ihyâsına çalıştıkları bu terör, mensuplarını, çoğu zaman o ülkenin muhalif gruplarından devşirir. Umumiyetle de yerli terörü organize ederek hedefe ulaşma gayreti güder. ABD ve bir zamanlar Rusya’nın bu tarz bir terörü bütün dünyâda organize ettiği, sağır sultanın da malumu.

Yayınlandığı yer Arşiv

Türkiye, mefhumlar kargaşasının cehenneme çevirdiği ülke... Hiç bir mefhumda hendese yok, kalın çizgiler yok. Bütün kelimeler müphem, bulanık ve şekilsiz... Her kafadan yükselen ses farklı, muayyeniyeti olmayan mefhumlar üzerinde iki kişinin ittifakı bile imkânsız. Mefhumlar, kelleler adedince farklılıklar arzediyor... Bu cehennemî kargaşanın sebebi, tahrib edilen dil... Sadece dil mi? Hayır, bütün değerler: Din, dil, târih, asırların muhkemleştirdiği an’ane...

Yayınlandığı yer Arşiv

“Bizde terörü azdıran menşe, iki: Biri mânevî, diğeri maddî... Bu üst iki başlığın altını doldurmak sayfalar gerektirir. Tafsilattan sarf-ı nazar edip hülâsanın himmetine sığınacağız.” demiştik, bir önceki makalede. Ama bundan da önce, terör mihrakları arasından, hâkim güçlerin terörünü ayıralım.
Terör, devletlerin elinde de benzer maksatlara hizmet etse bile, zemini farklıdır.

Yayınlandığı yer Arşiv

Terörizm: Hâkim güçlerin korkulu rüyası... Doğru dürüst bir tarifi yok, unsurları ülkeden ülkeye farklılıklar arzediyor; bulunduğu coğrafyaya, hayatlandırdığı hâdiseye göre renk değiştiren bir hilkat garibesi... Bukalemun nevlerinin bütün istidatlarını hâmil. Bu tuhaf mefhumun lûgatlara akseden tarifi, insanlık târihinin bu serkeş veledini bütünüyle aydınlatmaktan çok uzak.

Türk Dil Kurumu, bütünü kucaklayamayacağını anlayınca, çâreyi tarifi budamakta bulmuş.

Yayınlandığı yer Arşiv
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2

Tuyan Tasarım