Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Etikete göre gösterilen ögeler: ertuğrul özkök

Ahlâksızlaştırma, Kemalist diktanın asırlık temel projelerinden... Anadolu topraklarında ahlâkın temel kayanağı olan İslâmiyet’i hedef tahtası ittihaz etmesi de ondan... Devlet gücünün bin türlü entrika ve cebir ile bir asırda Anadolu insanını ahlâksızlaştırmak ve dinsizleştirmek için gösterdiği şenî gayretin kat ettiği mesafe: Bir arpa boyu...

 

Bir arpa boyu, zirâ devlet eliyle devreye sokulan dinsizleştirme ve ahlâksızlaştırma projesi çok kuvvetli karşı cereyânlarla karşılaşır: Cemaatler... Hiç şüphesiz en güçlü karşı cereyânı harekete geçiren: Bediüzzaman Said Nursi...

 

Bu iki hasım gücün devlete müstenid kanadı Kemalizm mütemadiyen kan kaybetti ve nihâyet bitme noktasına geldi. Ne var ki, onun telkih ettiği, biraz da Sol’un emzirdiği bakayâ avaneleri mevzilendikleri harâbelerinde zaman zaman son kurşunlarını sıkıp durmaktalar... Bunlardan birisi de, hiç şüphesiz Ertuğrul Özkök...

 

Özkök’ün makale diye karaladığı dessaslığın başlığı: “Dekolte bir türban yazısı!”

Tuna Kireamitçi ve Esra Elönü gibi mâlûm iki ismi de makalesine malzeme eden Özkük’ün hedefi, devlet gücü ile yasaklayıp kadınlarımızın başından indiremedikleri başörtüsünü ahlâksızlaştırmak...

 

Özkök’ün Kiremitçi’ye istinadla tekrarladığı sual şu: “Dizilerde niye türbanlı kadın yok?”

 

Dünya televizyonlarının en pespâye, en ahlâksız ve en sıradan dizilerinden daha rezil Türk TV dizilerinde başörtünün işi ne?! Yarım asırlık Dallas dizisinin bütün ahlâksızlıklarını tek bölümde odalarımıza boca eden bur rezil, bu haysiyetsiz “diziler”de binbeşyüz yılın edeb ve hayâ timsâli başörtülü kadının olmamasından niçin rahatsız oluyorsunuz?..

 

Kabrin eşiğinde yaşadığı ruhî med-cezirlerle mütereddid sâbık yayın yönetmeni bir müddet geveledikten sonra, maksadını şu dessas sorularla ifşâ ediyor.

 

“Dizilerde tecavüze uğramış türbanlı kadın da görmeye hazır mısınız?

Dizilerde kocasını aldatan türbanlı kadın da seyretmeye hazır mısınız?

Dizelerde sevdiği erkekle öpüşen türbanlı kadın da seyretmeye hazır mısınız?

Dizilerde kötü, cinayet işleyen, hırsızlık yapan, arkadaşına kazık atan, gelinini arkadan bıçaklayan türbanlı kadın da seyretmeye hazır mısınız?”

 

Anadolu insanın kahir ekseriyetinin hayatıyla uzaktan yakından alâkası bulunmayan, “aydın-yazar” yaftası taşıyan bir takım sefil mahlûkların kendi ruh dünyanalırını aksettirdikleri dizilerde başörtüsünü kirletmeye, bu tarz bir dessaslıkla yeltenmek zekâ fukaralığıdır. Ahlâksızlığı cesaret işi gibi göstermek boyalı Türk medyasının asırlık edebsizliği... Anadan üryan bir takım dişi mahlûkların zavallı bedenlerini örtmeyen bez parçalarını “Bu kıyafetleri giymek cesaret ister!” gibi rezilliklerle servis eden bu düzenbazlar şimdi benzer bir tuzağı başörtüsü üzerinden Müslüman hanımlara kurmak istiyorlar...

 

Ayağı çukurda Özkök, bu tarz ahlâksızlıkların cesaretle değil hayvanlıkla ilgili olduğunu bilir şüphesiz... Ama maksad bir şekilde zirveden indiremedikleri başörtüsü ve temsil ettikleri olunca her yolu mübah görüyor. Yarım asırda devlet ceberûtuna direnen başörtülü câmia şüphesiz bu tarz dessaslıklara da mağlûb düşmez...

 

Özkök ve şürekâsı, Batı memesinden süt diye emdikleri müzehrefatı kusmakta serbestirler. Ama kazuratlarının yeri mâbed veya mâbed mesâbesinde değerlerimiz değildir... Hz. Azrail’in soluğunu ensesinde hissetmesi gerektiği bir yaşta bu tehlikeli oyunu oynamak istiyorsa suret-i haktan görünmek gibi bir dessaslıkla değil, içinden geldiğince oynamalı.

 

Evet, ahlâksız, rezil TV dizilerinde başörtünün de başörtülü kadının da yeri yoktur!..

 

Bugün Gazetesi

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Ertuğrul Özkök... Doğan Grubunun amiral gemisi diye adlandırılan Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni, tâbir-i âherle, kaptanı. Hürriyet ve sahibinin menfaatlerini korumakta başarılı olduğu, su götürmez hakikat. Aksi takdirde bulunduğu zirvede, ne doymak bilmez hırsıyla Aydın Doğan bu kadar uzun süre tutardı, ne de muhtemel rakipleri nefes aldırırlardı... Gidişata bakılırsa, patrona sadakatı ve sermayenin ümidlerini boşa çıkarmayan muvaffakıyetiyle, yerini daha uzun süre de koruyacaktır.

 

Maksadımız Özkök’ün meziyetlerini hatırlatarak rakiplerini ümidsizliğe düşürmek değil, Aydın Doğan’a ne kadar yakıştığına temas edip geçmek istedik; o kadar...

Yayınlandığı yer Arşiv

Reşit Paşa’dan bu tarafa Türk aydınının bâriz vasfı, redd-i miras etmektir... Üç kıta hâkimiyetinin unutulmaya yüz tutan parlak zaferlerinin ardından gelen gerileme devrinin acı mağlubiyetleri, Türk aydınının bağrında, şifasız bir aşağılık kompleksine dönüşür. Pâdişah buyruğunun asırlarca zapt-u rapt altında tuttuğu Avrupa’nın kazandığı irtifâ, bütün bir Tanzimat ve sonrası Türk aydınının kıblegâhına çevirir, Frenk diyarını. Devlet-i Âliye’nin çöküşünü, dine merbûtiyetine bağlayan mustağriblerimizin dinden kaçışı; hayır, kendilerinden kaçışı iki asrı doldurmak üzere... Aynı haysiyetsiz ve sefil kaçış bütün hızıyla devâm ediyor.

Yayınlandığı yer Arşiv
Salı, 07 Haziran 2011 15:46

Noktayı koyma zamanı geldi, Yahut…

Ertuğrul Bey, diye başlamak isterdim... Ama bu asil hitap kelimesi yasaklılar listesinde... Sayın, diyeceğim... Bir çöplükte boy atar gibi serpilen bu ne idiğü belirsiz kelimenin itibarı saymaktan geliyor... Say,sayın, adet, rakkam... Bu çok sevdiğiniz kelimeyle hitap etmek mecburiyetindeyim: Sayın Özkök...

Başlığını yukarıya aldığım yazınız, akıl ve insaf ölçülerinden bihaber. Bütün müslümanları akıl fakiri, ama kendinizi dâhi addettiren ifadelerinizin kaynağı iki: Ya tam bir akıl ve muhakeme fukaralığı, sefaleti; ya da dessasane bir tahripkârlık iştiyakı... Anlatayım:

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 01 Haziran 2011 20:04

Ertuğrul Özkök'ün Atatürkçü Cumhuriyeti

Ertuğrul Özkök... Doğan Grubunun amiral gemisi diye adlandırılan Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni, tâbir-i âherle, kaptanı. Hürriyet ve sahibinin menfaatlerini korumakta başarılı olduğu, su götürmez hakikat. Aksi takdirde bulunduğu zirvede, ne doymak bilmez hırsıyla Aydın Doğan bu kadar uzun süre tutardı, ne de muhtemel rakipleri nefes aldırırlardı... Gidişata bakılırsa, patrona sadakatı ve sermayenin ümidlerini boşa çıkarmayan muvaffakıyetiyle, yerini daha uzun süre de koruyacaktır.

Yayınlandığı yer Arşiv

Tuyan Tasarım