Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Etikete göre gösterilen ögeler: darbe

Gezi Parkı protestolarının ikinci gününde (Cuma) bir kaç sefer Taksim’e gitme, protestoculara destek verme niyetimin önünü günün yoğun işleri kesti ve gidemedim. Haklı veya haksızlıklarına bakmaksızın, yaşadıkları yerin ağaçlarının kesilmesine itiraz eden, şehrin muhtelif diyarlarında boy attıkları yerleri trafik ve kalabalıkları ile felç edip yaşanmaz hale getiren çirkin AVM’lerden bir benzerinin de parklarına yapılmasını istemeyen bu bir avuç insana destek vermek istiyordum...


Yayınlandığı yer Önce Kelam

Son günlerin ortalığı gürültüye boğan, CMK 250’nin değiştirilerek ÖYM’lerin kaldırılacağı mevzuu, nihâyet Başbakan tarafından bir çerçeveye oturtulmuş vaziyette amme efkârına takdim edildi.


Öncelikle şu kadarını ifâde etmek isterim ki, bu mevzu etrafında yaşanan endişelerin kahir ekseriyetini yaşadım, hâlâ da yaşıyorum.


Yayınlandığı yer Önce Kelam
Perşembe, 04 Ağustos 2011 19:11

Korku ve alttan almanın devri kapanmalıdır!

Türkiye komutanların istifasıyla kaderî bir fırsat yakaladı. Askerî vesâyetin devamı için yaşlı komutanların attıkları adım görmedikleri bir uçuruma atılmıştı, bir daha çıkmamak üzere düştüler.

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Düşmanlarının bir kaç asırlık desise ve kuşatmalarının neticesinde tarih sânesinden çekilen Osmanlı, ölümüyle Hrıstiyan Batı’ya târifi imkânsız bir bayram sevinci yaşatmıştı. Sevinçlerinin bir daha bozulmamasının teminatı olarak inşâ ettikleri Ankara diktatörlüğünün birinci vazifesi, Osmanlı’nın bütün müesselerini tahrib; ikincisi ise milleti din ve târihinden koparıp hiçliğe mahkûm etmekti. Yaklaşık bir asırdır Ankara Muktedirleri, bir fikr-i sâbitle hep bu habis maksadı tâkib ettiler.

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Kaç gündür sustum. 13 şehidimizin arkasından duyduğum öfkem yatışsın, daha sakin bir kafayla ve öfkeden, kinden, nefretten uzak birkaç satır yazarım nasıl olsa dedim...

 

Ama bırakmıyorlar, üstümüze üstümüze geliyorlar...

 

Bilen biliyor ama gene de bazı şeylerin adını tekrar koyalım...

Yayınlandığı yer Cahit Kılıç
Perşembe, 09 Haziran 2011 10:55

27 Mayıs Darbesi, alçakça bir cinâyet!

Dünyanın her yerinde devletin varlık sebebi, millettir. Aslî vazifesi; milletin saâdet ve bekâsına hizmet etmek. Yâni: Efendi değil, hizmetli... Türkiye Cumhuriyeti, kaidenin çarpıcı istisnası. Hayatî vazifesi: Osmanlı’nın Batılı düşmanlarına rahat bir uyku bahşetmek, altı asırlık korkularını depreştirmemektir. Millete dayanmaz, millete rağmendir. Tehlike, milletin ta kendisi. Ayakta kalması, payandalara bağlı. Belli başlıları: Ordu, CHP, yargı, üniversite ve en geniş mânâsıyla bürokrasinin tamamı...
Tek parti devrini müstebidâne bir idâre ile geride bırakan devletin ilk tökezlemesi, varlığına bir mecburiyetle rızâ gösterdiği Demokrat Parti’nin kontrolden çıkmasıdır.

Yayınlandığı yer Arşiv

Mustafa Rüştü Eldelhun... 1914’de Edirne’de doğmuş. Devrin bütün erkek çocukları için gözde meslek askerlik, Mustafa Rüşdü de umuma muhalefet etmeyip, askerliği tercih etmiş. Birinci Dünya ve İstiklâl Savaşı’na iştirâk etmiş. Askerî ikbâl basamaklarını tek tek tırmanarak zirveye ulaşmış ve Genel Kurmay Başkanı Mustafa Rüşdü Eldelhun olmuş... İkbâlinin zirvesi Türkiye’nin de saâdet yıllarıdır: 23 Ağustos 1958... Sekiz yıllık Demokrat Parti iktidarının hemen her sahada kanatlandırdığı Türkiye, Tek Parti Devri’nin katı Şeflik yaralarını hızla sarmakta ve terakkî yolunda muasır medeniyetleri eteklerinden yakalamak üzeredir.Yakalamak ne kelime, bugün arkasından gıbta ile baktığımız Yunanistan ve benzerlerini geçmiş, daha öndekilerle arasındaki mesafeyi de kapatmak için memleket sathını şantiyeye çevirmiştir.

Yayınlandığı yer Arşiv
Salı, 07 Haziran 2011 15:57

DARBECİLER CENNETİ ÜLKEM!

Darbe, meş’um bir kelime; habis mi habis... Mefhumu, “mevcut iktidarı güç kullanarak değiştirmek”, diye kaydediyor lûgatlar. İstinad noktası, düpedüz kaba kuvvet.
Seksen küsür senelik Cumhuriyet târihi, her şeyden çok, bir darbeler târihi. Dünyânın her yerinde darbenin muharriki kaba kuvvetin tecavüz meyli. Zorbanın tecavüz hakkı, doğuştan gelen hak!.. Kaba kuvvetin millî iradeye bu alenî tecâvüzünü düşkünlerin alkışı, ehl-i nâmusun ise göz yaşları karşılar. Hazin olanı, en şiddetli alkışların, basın vitrinleri ile aydınların saflarından yükselmesidir.

Yayınlandığı yer Arşiv

27 Ocak ve 3 Şubat’ta bu sayfada yayımlanan iki yazıda, “darbe girişiminde bulunmanın suç teşkil etmeyeceği” yönünde bir kamuoyu yaratmak üzere girişilen “entelektüel” çabalara dikkat çekmiş; o günlerde parmakla gösterilebilecek kadar az olan bu çaba sahiplerinin yakın bir zamanda bir “lobi” teşkil edebileceğine dair endişelerimi dile getirmiştim.

Yayınlandığı yer Alper Görmüş

Tuyan Tasarım