Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Etikete göre gösterilen ögeler: baykal
Perşembe, 09 Haziran 2011 10:51

Baykal’ı yazmayacaktım!..

Baykal’ı yazmayacaktam... Yazmayacaktım, çünkü içimi burkan, rahatsız eden, merhametime dokunan bir taraf vardı. Görmezlikten gelmek, değerlendirmemek daha insanca bir tavır olacak diye düşünüyordum. Ama maalesef yazmak istemediklerimin tamamı yazıldı, söyleyebileceklerimin de çoğu söylendi. Susarak değil, konuşarak tavrımı ortaya koymaya mecbur kaldım...
Öncelikle ifâde etmeliyim ki, itikad ve ahlâk noktasından Baykal’ın yaşadıklarının müdafaa edilebilir tarafı yok. Hem kebair, hem de çok çirkin bir şekil ve muhtevaya sahib. Her iki tarafın da evli oluşu, âilece görüşüyor olmanın ötesinde, dost olmaları; maddî ve siyâsî faydaların mevcudiyeti müsamaha ile bakma imkânı vermiyor.

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 08 Haziran 2011 14:16

BAYKAL YALAN SÖYLÜYOR...

İstibdâd bataklığını iki kaynak besler: Biri cehâlet, diğeri korku... Taaffün etmiş bu bataklıktan biri diğerinden beter iki kaynak fışkırır: Biri müstebidin maddî zulmü, diğeri ondan da şeni mânevi zulmü. İnsanlık târihini kaleme alan vakânüvisler, umumiyetle müstebidlerin maddî zulümlerini nazar-ı dikkate almakla birlikte mânevî zulmün haysiyet kırıcı dehşetini de görmezlikten gelemezler. Moğol istilâlarının maddî tahribkârlığı yaşanan devirle mahdûd olduğu hâlde, yaşattığı mânevî dehşet bugün bile varlığını hissettirir.

 

Nazi zulmünün hunharca biçtiği Yahudiler’in ızdırabları, hayatlarıyla son bulur, ama bu zulmün insanlık havsalasına, bilhassa Yahudiler’in şuuraltlarına zerkettiği dehşet, olduğu gibi duruyor. Kaderin garib cilvesine bakınız ki, Naziler’le yer değiştiren Yahudiler, kendilerine revâ görülen zulmün daha şiddetlisini Filistinliler’e uygulamak suretiyle kaderin kendileri hakkındaki mazi fetvâsını haklı çıkarmakla iktifâ etmiyor, gelecekte de böylesi bir zulme dûçar olmalarına fetvâ zemini hazırlıyorlar. Bu mevzu bahs-i diğer, geçiniz...

Yayınlandığı yer Arşiv

Türkiye Cumhuriyeti, Devlet-i Âliye’nin harabeleri üstünde boy atar. Yeni devleti inşâ edenler, dünün hasım güçleri: Milli Mücâdele’nin öncüleri ile amansız batılı düşmanları. Yeni devlet, bu garib ve anlaşılması güç ittifakın pençelerinde şekillenir. Savaş meydanlarında birbirilerine kurşun sıkan bu iki düşman güç, Türkiye Cumhuriyeti’ne şekil vermekte tam bir fikir birliği içindedirler. İnsanlık târihinin bu emsâlsiz ve akla ziyân ittifakının meyvası, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti devletidir.

Yayınlandığı yer Arşiv
Cuma, 03 Haziran 2011 19:08

Baykal ve yargı

CHP lideri Baykal dünkü konuşmasında Sarkozy ve Merkel’in Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki saygısız ifadelerine sert tepki gösterdi, çok da iyi etti. Diplomasi farklı faktörleri de dikkate alarak ‘diplomatik dil’ kullanabilir. Böyle durumlarda ülkelerin tepkisini muhalefetin seslendirmesi isabetlidir.
Sarkozy’nin bildik ‘Fransız şovenizmi’ ile Merkel’in bildik ‘Hıristiyan’ tutkusu AB’yi bir siyasi ilkeler birliği olmaktan uzaklaştırıyor, AB’ye zarar veriyor!

Yayınlandığı yer Taha Akyol
Perşembe, 02 Haziran 2011 15:03

Baykal ve Ordu

Demokrasi, tabusu olmayan idare şekli. Nihaî hudut, millî irâde. Adalet tevziinde hâkim merci, hukuk... Hukuk karşısında herkes eşittir... Yegâne dokunmazlık, yasama dokunulmazlığı. Bu dokunmazlık masûmiyet değil, masûniyet ilânı; hukukî dokunmazlık. Fakat amme hissiyat ve efkârı serbesttir; masûniyeti kabul, masûmiyeti reddeder.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’dan gelen hukukî iddianın memleket sathını hercümerc etmiş olmasının üzerinde durmayacağım. Bu cehennemî kargaşayı besleyen unsurlar hakkında herhangi bir fikrim olmadığından değil, aksine uzak duruşumun sebebi, bu silâhşörler arenasında akl-ı selim ve itidalin kaybolmuş olması.

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Tuyan Tasarım