Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » Hüseyin Yılmaz
Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Web sitesi adresi: http://www.hyilmaz.net E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Kemalizm devletin amentüsü kaldıkça...

Cuma, 07 Eylül 2012 16:07 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Türkiye, hasım ve düşmanları amansız bir ülke!.. Türkler, arkasında cihâna hükmeden, korku salan bin yıllık bir geçmişi taşıyan millet... Anadolu, üç kıtadan kovulmuş Türkler ve yakın yardımcısı Kürtlerin birlikte hapsedildikleri kafes...

Kafeslerini kırıp parçalamamaları için düşmanlarının aldığı, biri diğerinden dessas ve alçakça, yüzlerce tedbir var. Bu habis tedbirlerin kahir ekseriyeti Osmanlı’nın yıkılışı ile TC’nin kuruluş yıllarında plânlanmış ve vakti geldiğinde sahnelenmek üzere mütemadiyen geliştirilip tahkim edilmişlerdir.

Hayreddin-i Tokadî Hazretleri ve bir garip kanûn!

Pazar, 19 Ağustos 2012 14:02 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Ramazan’ın ikinci yarısını Bolu’da geçirdiğim için, mümkün mertebe teravihleri Hayredin-i Tokadî Hazretleri külliyesinin ana müştemilâtından olan câmide edâ etmeye gayret ettim. Bolu’nun soğuğu ile meşhur ikliminin mütemadiyen yeşil tuttuğu gür ormanlarından birinin içinde âdeta kaybolmuş, insanın ruhunda ürpertiler meydana getiren, âhirete açılmış nurânî bir pencere sanki Tokadî külliyesi...

Birleşik-Bağımsız Kürt Devleti tasavvuru!..

Pazartesi, 06 Ağustos 2012 08:55 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Kaç asırlık bir plân karşımızdaki: Zaruretlerin, mecburiyetlerin, büyük mağlubiyet sancılarının, dehşetli korkuların, aklı çatlatan düşünce arayışlarının doğurduğu bir şâheser...

Halid Bin Velid’den beri İslâm hakkaniyet ve kılıcı karşısında gerilemeye başlayan Hristiyan âlemi, Osmanlı ile zirvesini bulan derin bir mağlubiyet acısı yaşar... Yeis ve korkularını asırların akışı emzirir. Büyük bozgunlarla neticelenen Haçlı Seferleri, savaşarak kazanma ihtimâlini devre dışı bırakmıştır. İster istemez başka türlü arayışları olur Batının...

“Gel kardaşım!”

Çarşamba, 25 Temmuz 2012 10:54 Yayınlandığı yer Önce Kelam

31 Mart Vak’asının âkabinde kurulan “Divan-ı Harb-i Örfî” mahkemesinin sahnesine bir alev topu gibi düştüğünde henüz otuz bir yaşındadır... Kısacık hayatını idâmla noktalama kasdı taşıyan bu dehşetli mahkemede yaptığı müdafaa, insanlık târihinin ender kaydettiği bir kahramanlık destanıdır...

Mahkemeye gelinciye kadarki kısacık hayatı kahramanlık ve fedakarlıklarla doludur... Defelarca ölümle burun buruna gelmiş, defalarca hayatını hiçe sayarak tehlikelerin cehennemî kucağına pervasızca atlamıştır. Nitekim kısa bir müddet önce de “Medresetü'z-Zehrâ”nın vücud bulması için kapısını çaldığı Sultan Abdulhamid ve idâresi muktedirlerinin hışmına uğramış, bir mecnûn gibi Toptaşı Tımarhânesi’ne atılmıştır.

İktidar, kuvvet ve kanûnlar...

Çarşamba, 18 Temmuz 2012 08:07 Yayınlandığı yer Önce Kelam

İktidâr!.. Mefhûmun ruhu: Kuvvet... Sevk ve idâre mevkiindeki her muktedirin birinci sıra istinâd noktasıdır kuvvet... Binaenaleyh, bütün muktedirler, daha çok kuvvete istinâd etmek ister ve ona göre de hamle üzerine hamle yaparlar...

Kuvvet, meşru ve âdil olursa güzeldir... Nizâmın temini ve suçluların cezalandırılması, hâricî tecavüzatın def’i kuvveti zarurî kılar...

Komşum Tahir Abi’ye dua temennisiyle!..

Pazartesi, 09 Temmuz 2012 09:51 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Günün mesaisini bitirip akşam üstü eve döndüğümde binanın önündeki eşya yüklü kamyon bir ânda kalbimde acı bir çatlama meydana getirdi... Bir ân evimin eşyası yüklenmiş, bir mechûle gidiyormuş gibi bir his, bütün uzuvlarımda bir elektrik akımı gibi dolaştı... Eşyanın bizim olmadığını görüyor, böyle bir ihtimalin olmadığını biliyordum ama nedense bu tuhaf hisle sarsılmıştım...

“Euzûbillahi mine Şeytâni ve siyâseti”

Cuma, 06 Temmuz 2012 08:57 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Siyâsî meseleleri bir yazarın kalem malzemesi olmaktan çıkarırsanız, zâhirde yazacağı çok fazla bir şey geride kalmıyor. Bu zan, bütünüyle hakîkati ifâde etmese de yılların alışkanlıkları ve hakîkat-i hal hayat bulmasına ve hakîkat telâkkî edilmesine kuvvet veriyor...

Acı olan Polis dayağı mı, arkasındaki zihniyet mi?

Cuma, 22 Haziran 2012 08:53 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Devlet, rahîm değilse; ülke insanının tedirgin, korkak, bedbin ve bedbaht olması kaçınılmazdır. Çünkü, rahîm olmayan devlet, elindeki kahhar güç ve silâh ile zâlim bir canavara inkılâb edip ülke insanına hayatı zindan edebilir ve eder.

Devleti müstebid ve zâlim kılan sebepler muhtelif!.. İlk sıradakiler: bütün envaıyla diktatörlükler ile millete rağmen vücud bulmuş, millete düşman ve milleti tehlikeli addedenler...

Seçmeli ders yetmez ama!..

Cuma, 15 Haziran 2012 08:17 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Ne zamandır “Kürt Meselesi” ile alâkalı yazı yazmıyorum. Yazmıyorum; çünkü, çözümün ümidsiz vakâya bir daha dönüştüğünü çoktan fark etmiştim. Mevzuu yazdığım vakitlerde AK Parti iktidarının bu lânet meseleyi çözeceğine, çözmek istediğine dâir hâlâ inançlarım, ümidlerim vardı.

Ya MİT hâdisesi iyi işlemiş bir tezgâhsa?!.

Cumartesi, 09 Haziran 2012 18:43 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Son günlerin ortalığı gürültüye boğan, CMK 250’nin değiştirilerek ÖYM’lerin kaldırılacağı mevzuu, nihâyet Başbakan tarafından bir çerçeveye oturtulmuş vaziyette amme efkârına takdim edildi.


Öncelikle şu kadarını ifâde etmek isterim ki, bu mevzu etrafında yaşanan endişelerin kahir ekseriyetini yaşadım, hâlâ da yaşıyorum.


Sayfa 9 / 35

Tuyan Tasarım