Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » Hüseyin Yılmaz
Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Web sitesi adresi: http://www.hyilmaz.net E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

NURCULUK HAREKETİNDE İKİ FETRET DEVRİ VE GÜLEN HAREKETİ (2)

Perşembe, 02 Ocak 2014 22:04 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Bir önceki yazıda Üstad Hazretlerinin vefatından sonra Nurculuk Hareketi’nin geçirdiği iki fetret devrini hulâsa etmeye çalışmıştık. Fakire göre, birinci fetret, Kayalar Abinin hedefe konulup, cemaatin ounun sevk ve idare kabiliyetinden mahrûm bırakılması ve dehşetli bir korku zeminin meydana getirilmiş olmasıdır.


İkinci fetret ise, altmışlı yılların ortalarından itibaren, bilhassa Zübeyir Abinin büyük gayretleri ile toparlanmaya başlamış olan hareketin önünü tıkayan iki ölüm ve bir hicret vakasının peşpeşe gelmesiyle başlar: Mustafa Nezihî Polat ve Zübeyir Abinin vefatı, Bekir Berk’in ise dehşetli bir iftiranın mahkûmu olarak hicrete mecbur bırakılması. Bütünü hatırlamak isteyenler, bir önceki yazıya bakabilirler.


NURCULUK HAREKETİNDE İKİ FETRET DEVRİ VE GÜLEN HAREKETİ (1)

Çarşamba, 25 Aralık 2013 14:05 Yayınlandığı yer Önce Kelam

İslâm dünyasının son bin yılda yakaladığı en büyük intibah, Üstad Bediüzzaman’ın Risâle-i Nur’la başlattığı büyük uyanıştır. Bu, İslâm medeniyetinin aslî kökleri üzerinde yeniden boy atması, mânen kaç asırdan beri hükümfermâ olan Batı medeniyetinin hâkimiyetinin çökmesidir.


Bu parlak dirilişi dehşet içinde tâkib eden ceddimizin kãtili Batı, Risâle-i Nur hareketini akîm bırakmak için Üstad’a hayatı zindan etmekle kalmaz, bin türlü desise ve tertibi de üst üste sahili döven dalgalar gibi Nurcuların üstüne salar.

PKK ile Kürt Meselesi çözülebilir mi?

Cumartesi, 31 Ağustos 2013 08:14 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Kürt Meselesi, PKK memnuniyeti aranarak çözülebilir mi? Evet, çözülebilir... Hoşunuza gitmese bile, nerede ise Adana’dan Kayseri’ye kadar uzanıp Sivas’tan Karadeniz’e ulaşan geniş bir coğrafyayı PKK’ya Bağımsız Kürt Devleti olarak verirseniz; çözülür. PKK açısından bunun tartışılabilecek, esnetilebilecek tek ciheti var: Daha insaflı bir sınır çizimi, muhayyel ve arzu edilen sınırın yüzde on kadar vaz geçilmiş şekli belki...

Korkmayınız, kader hâkimdir!..

Çarşamba, 10 Temmuz 2013 17:00 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Ceddimiz, bin yıl korkulu rüyasıdır Batı’nın. Kah Selahaddin’in orduları tarafından topunun mahsulü olan Haçlı ordularının önü kesilip acı bir mağlubiyetle ülkelerine dehlenmişler, kâh kendi topraklarındaki hisarlarda muhasara altında ecel terleri dökmüşler. Bin yıl bu kâbustan kurtulmaya çalışan Batı, savaş meydanlarında elde edemediği zaferi, dişi ve dessas plânları asırlara yayıp geçmiş nesillerimizi tembellik ve ahlâksızlık tuzağına düşürdükten sonra, teknolojik hamleler yapıp öne geçer, nihayet savaş meydanlarının da galibi olarak noktalar bin yıllık mücadeleyi.


OYUN TEHLİKELİ VE BÜYÜKTÜ!..

Salı, 18 Haziran 2013 12:18 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Taksim Gezi Parkı hâdiselerinin tek hedefi vardı: Erdoğan ve AK Parti iktidarından kurtulmak. Kurtulmak isteyenler: Lozan’da kazandıkları menfaatlerini koruyacak, ilelebed bekçilik yapacak; CHP merkezli Kemalist bir iktidar ihtimal ve ümidinin demokratik zeminlerde imkânsızlaştığını gören ve yakın geçmişte ceddimizi gırtlaklamış, Batı diye ifâde edilen bütün Hrıstiyanlık alemi ile söz konusu biz olduğunda onlardan da daha düşman kesilen Siyonizme inkılâb etmiş olan Yahudi dünyası... Sonra Batı menfaatlerinin bekçiliği karşılığında Ankara iktidarını mükteseb hak görüp, AK Parti iktidarı ile iktidar ümidini sonsuza kadar kaybeden, milleti sürü addeden CHP merkezli Kemalist Sol cephenin tamamı...

Taksim Tertibi boşa çıkmıştır, korkmayınız...

Cuma, 14 Haziran 2013 13:02 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Günlerdir Taksim ve Gezi Parkı’nda olup bitenleri elem içinde tâkib ediyoruz... Bu ülke, yarım asra üç-beş şeni darbe sığdırmış bedbaht bir ülke. Ecdadımızı bir asır önce boğup târih sahnesinden tard edenlerin bütün habîs menfaatlerine zemin teşkil eden Lozan ile Batılı sırtlanlara verilen taahhüdlerin muhafazasına dönük bütün darbelerin arkasında yine doğrudan Batılı güçler var: İster ABD, ister İngiltere, İster İsrail, İster Rusya isterse topu birden...


Gezi Parkı hâdisesi iktidar için bir milâd olmalıdır

Pazartesi, 03 Haziran 2013 08:42 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Gezi Parkı protestolarının ikinci gününde (Cuma) bir kaç sefer Taksim’e gitme, protestoculara destek verme niyetimin önünü günün yoğun işleri kesti ve gidemedim. Haklı veya haksızlıklarına bakmaksızın, yaşadıkları yerin ağaçlarının kesilmesine itiraz eden, şehrin muhtelif diyarlarında boy attıkları yerleri trafik ve kalabalıkları ile felç edip yaşanmaz hale getiren çirkin AVM’lerden bir benzerinin de parklarına yapılmasını istemeyen bu bir avuç insana destek vermek istiyordum...


Tehlikeli tuzak: Mezheb kavgası...

Cuma, 31 Mayıs 2013 20:56 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Hiç şüphesiz, İslâm dünyâsının son yüz elli yıllık hayatının en çarpıcı, en pırıltılı ismi o: Bediüzzaman... Devlet-i Aliyye’nin yıkılışı ve İslâm dünyâsının koyu bir esâret altına girdiği karanlık, elîm bir devrin ümidle haykıran bu gür sesin, en yakın tâkibindekilerle bile arasında sahralar cesâmetinde büyük mesafeler var. Bütün ufukları yalnız başına kucaklayan zihnî bir ihâta kabiliyeti, kuvvetli bir irâde ve saniyeleri sayan muazzam bir gayret ve dikkat...


M. Kemal, Bayrak ve Müslümanlar...

Çarşamba, 17 Nisan 2013 13:18 Yayınlandığı yer Önce Kelam
Bu güne kadar, zaruret bıçak ağzı gibi kemiğe dayanmadıkça, kişileri kalemimin malzemesi ve hedefi yapmadım. Hattâ kişiyi malzeme edinmiş gibi göründüğümde bile şahsıyla değil düşünceleriyle hesaplaştım. Ne hasmın boyu, posu ile meşgul oldum, ne de hususî hayatının mübtezelliklerini serrişte ettim. Fikret Bila’yı da etmeyeceğim.

Milliyet’in Ankara temsilcisi ve tâbir yerinde ise kadîm köşe yazarının 17.04.2013 târihli yazısının başlığı: “T.C. tepkisi yol gösterici olmalı


Sağlık Bakınlığının bâzı tabelâlardan “TC” kısaltmasını kaldırmasından hareketle yola çıkan Bila, bir kaç satır sonra derin endişelerini şöyle ifade ediyor:

Barışın gönüllüsü olmazsak, kaybederiz!..

Pazartesi, 15 Nisan 2013 10:00 Yayınlandığı yer Önce Kelam

Cumhuriyet Ankara’sı, yaklaşık bir asır Kürtlere zulmetmekle kalmadı, zulmünü meşrulaştırmak, tabiî bir hak ve insanî bir seciye olarak gösterebilmek için Türklieri de kandırdı. Kandırdığı, mankurtlaştırdığı Türklerle zâlimliğini peçeliyor, muhtemel vicdânî haykırışlara bütün kapıları kapatıyordu.


Osmanlının bakayâsı üzerine yeni devleti inşâ eden Ankara, îmân ve inancını kaybetmişti... Hayır; bu, bir zorlamanın neticesi değil, Jön Türklerden beri yüzünü bütünüyle Batıya çevirmiş müstağrib Osmanlı aydının geldiği son nokta idi: İnkâr!.. Ve Ankara yekpâre bir inkârın üzerine inşâ edilmişti. Dinini, târihini, ecdâdını inkâr eden Ankara; bin yıl aynı kaderi paylaştığı Kürtleri de inkâr ediyordu.


Sayfa 6 / 35

Tuyan Tasarım