Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » Etikete göre gösterilen ögeler: yalan
Çarşamba, 08 Haziran 2011 20:00

Yalan söylüyorsunuz, yalan!..

Düpedüz yalan söylüyorlar... Katsayı tartışmalarının mihverinde tek hakikat var: İmamhatip mektebleri... Gerisi, milleti ahmak yerine koyan entrika ve bir yığın aptalca yalan.
Bin kere mi yazdım, yüz bin kere daha mı yazmak zorundayım? Gam değil... Türkiyenin büyüğünden küçüğüne bütün sıkıntıları aynı kaynaktan fışkırıyor: Milletin değerlerine düşmanlık üzerine kurulan resmî ideolojiden... Devletin istinad ettiği bu sakim düşüncenin hareket noktası bin yıllık bir şanlı mâzî ve irfânı, Batılı düşmanlarımızın isteği ya da tehditleri istikametinde boğmak, ademe mahkûm etmektir.

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 08 Haziran 2011 14:16

BAYKAL YALAN SÖYLÜYOR...

İstibdâd bataklığını iki kaynak besler: Biri cehâlet, diğeri korku... Taaffün etmiş bu bataklıktan biri diğerinden beter iki kaynak fışkırır: Biri müstebidin maddî zulmü, diğeri ondan da şeni mânevi zulmü. İnsanlık târihini kaleme alan vakânüvisler, umumiyetle müstebidlerin maddî zulümlerini nazar-ı dikkate almakla birlikte mânevî zulmün haysiyet kırıcı dehşetini de görmezlikten gelemezler. Moğol istilâlarının maddî tahribkârlığı yaşanan devirle mahdûd olduğu hâlde, yaşattığı mânevî dehşet bugün bile varlığını hissettirir.

 

Nazi zulmünün hunharca biçtiği Yahudiler’in ızdırabları, hayatlarıyla son bulur, ama bu zulmün insanlık havsalasına, bilhassa Yahudiler’in şuuraltlarına zerkettiği dehşet, olduğu gibi duruyor. Kaderin garib cilvesine bakınız ki, Naziler’le yer değiştiren Yahudiler, kendilerine revâ görülen zulmün daha şiddetlisini Filistinliler’e uygulamak suretiyle kaderin kendileri hakkındaki mazi fetvâsını haklı çıkarmakla iktifâ etmiyor, gelecekte de böylesi bir zulme dûçar olmalarına fetvâ zemini hazırlıyorlar. Bu mevzu bahs-i diğer, geçiniz...

Yayınlandığı yer Arşiv
Perşembe, 02 Haziran 2011 15:30

Dekoltenin Masumiyeti Büyük Yalan

Sol ve Kemâlist cenâhın sesi bir daha ayyuka çıkmış vaziyette; Cehennemî bir gürültü memleket sathında yankılanıp duruyor… Kirli maksat ve pis oklarının hedefine koydukları isim bir İlahiyat hocası: Orhan Çeker… Sebep, Çeker’in bir televizyon konuşmasında söyledikleri. Hocayı birlikte dinleyelim:

“Kadın vakur davranmış da sarkıntılığa uğramış ise suç yüzde yüz erkeğindir. Elbette işlenen suç son derece iğrençtir. Kadın dekolte giyinmiş, tahrik ve davet edici davranmış ise suça ortaktır. Suça ortak olup sonradan şikayetçi olması makul değildir. Bu konuda suçu işleyen erkekleri savunduğum anlaşılmasın. Lakin bu suçun işlenmesinde dekolte kıyafetler giyinen, davet ve tahrik edici davranışlar sergileyen kadının da etkisi küçümsenmeyecek kadar

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Türkiye’nin bütün problemleri, bütün meseleleri, bütün rahatsızlıkları aynı kaynaktan fışkırıyor: Cumhuriyet devrinin kuruluş zihniyetinden... Millete rağmen, millete inad girilen yolda yürümenin güçlüklerini aşmak için millete karşı kurulan her mânia bir problemin, her barikat bir değil, bin güçlüğün sebebi.

Devrin Ankara zihniyetinin arkasındaki güç millet değil, Batılı güçler; daha dün habis çizmeleri ile gırtlağımıza basıp boğmaya çalışan Haçlılar. Jön Türklerden beri Batı’ya Perestiş eden zavallı Osmanlı aydınının en zayıf bakayâsı olanların ellerine geçen fırsatı o istikamette değerlendirmek istemelerinden tabiî ne olabilirdi? Öyle de yaptılar..

Yayınlandığı yer Önce Kelam

Tuyan Tasarım