Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » Etikete göre gösterilen ögeler: cemaat
Perşembe, 23 Şubat 2012 16:04

Hangi kavga?

Yakın veya dâhilde olanın güçlüğü; bütünü ihâta edememek!.. Hâric ve uzaktan bakanın handikapı; detayları görememek!.

Son günlerde ikide bir zihnimi meşgul eden ve üzerinde bir kaç paragraflık kalem oynatmaya niyetlendiğim mevzu itibariyle vaziyetim ikincisi: Hâric ve uzaktan bakıyorum... Kime mi? Hem Cemaat’e, hem de AK Parti’ye...

Hâric ve uzaktan bakıyorum, çünkü düşünce ve his dünyalarına âşina olmama rağmen, kısaca “Cemaat” diye vasıflandırılan Gülen hareketinin içinde değilim. Ya da Tanpınar’ın mısraını teşbih gibi kullanırsak: “Ne içindeyim “Zaman”ın, ne de büsbütün dışında!” denebilir.

Yayınlandığı yer Önce Kelam
Çarşamba, 11 Ocak 2012 15:37

BİR AFAROZ HİKÂYESİ, YA DA...

Dostlar!


Fakir Nurlar'ı 1971'de Kâhta'da, kalbî Nur Talebelerinden Fırıncı Hacı İbrahim Abinin evinde tanıdı. Aradan 40 yıl geçmiş...


Risâle-i Nur ve Bediüzzaman'ın mücâdelesine elimden geldiğince iştirak etmeye çalıştım. Hep daha iyinin mücâdelesini verirken ayaklarıma takılanlar hep suyun başını zapt edenler oldu... Defalarca harice savurmak istediler... Bu savrulmalarda zaman zaman yaralandım, acılar yaşadım, yorulduğum oldu. Ama şükürler olsun ki, dâvâyı cümleden hep âli gördüm.


Bu sitede yakında yaşadığım son bir afarozu sizlerle paylaşmaya karar verdim. Zirâ "Kol kırılır yen içinde!" bir hakikat iken, hakkın üzerine kirli bir şal gibi örtülüyor ve bir çok zulmün perdesi hâline getiriliyor. Sanırım buna artık izin verilmemeli...


Devletin cemaatleri bir asırdır tehdit gibi gördüğü, irtica tehlikesi adı altında her vesileyle hırpaladığı bilinen şey... Ama çoğu zaman gözden uzak tutulan bir husus var ki, aynı Devlet cemaatlerin içine de kontrollerini ele geçirmek maksatlı çok kişileri ya yerleştiriyor, ya da içeridekileri bir şekilde istihdam ediyor.


Takdir edersiniz ki Devlet için bir cemaati bütün fertleri ile kontrol altında tutmak kolay değildir. Ama idâre mevkiindekileri kontrol altına almışsanız, cemaati de kontrol eder, olmadık istikametlere sevk eder, tuzaktan tuzağa sürükleyebilirsiniz.


Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî'nin vefatından sonra Nurculuk hareketinin seyrini, kısmetse bir kitab hacmi ile kaleme almak istiyorum... Ama ondan önce son afarozla başlayarak bir girizgah yapma kararındayım... Önümüzdeki günlerde kısmetse okursunuz.


Hüseyin Yılmaz

 

Yayınlandığı yer Haberler
Perşembe, 09 Haziran 2011 12:25

Cemaatler Simonlaşır mı?

Son fitili bir polis memuru ateşledi: Hanefi Avcı.. Ortalık toz duman, göz gözü görmüyor. Bütün bakışlar aynı toz bulutuna kilitlenmiş, bütün dikkâtler orada toplanmış. Emniyet mensubunun kitabı yok satıyor. Eser, Avcı’ya mânen ne kazandırır veya ne kaybettirir, henüz meçhul. Mâlûm ve mutlak olan, kitabın yazarına da yayıncısına da büyük paralar kazandıracağı...
Okuma fırsatı bulamadığım bir kitaba dâir yorumlarda bulunmayacağım. Başkalarının yorumu üzerine yorum inşâ edilmez. Bu hâdiseyi uzun zamandan beri yazmayı düşündüğüm cemaatler meselesine küçük bir vesile yapmak istiyorum.

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 08 Haziran 2011 16:30

SİYASET MEFLUÇ, NECÂT CEMAAT OLMAKTA.

Millet’in ümid ve emellerini boğan siyâsi arena, kan ve zulüm kokuyor. Olup bitenlerin seyri karşısında istifra etmemenin şartı iki: Ya mide taşımamak, yahut insaniyetten istifa etmiş olmak. AYM’nin boğazındaki gevşek kemendiyle, tasma taşır gibi, tatile çıkan AK Parti, ümid vaad etmiyor. Yeni anayasa projesi, başörtüsü zulmü, AB hedefi ve diğer hayatî meseleler rafa kaldırılmış vaziyette. Siyasî partilerin haysiyetini bir kaç yargıcın insafına terkeden sisteme itiraz etmeyen ve değiştirmek için cesur davranmayan siyâset nezdimde merduttur.

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 08 Haziran 2011 14:26

ZAMAN CEMAAT ZAMANIDIR, AMA...

Her inşâ bir terkibdir; vücudunun kemâli gibi, ömrü de malzemeye bağlı... Kumsaldaki inşânın ömrü bir kaç saatlık, ya kumları savuran bir rüzgar, ya sâhilleri döven bir dalga hayatını sonlandırır... Cihan devletinin imkânlarının Süleymaniye sırtlarına yığdığı birinci sınıf malzemeye Sinan’ın dehâsı hayat verir: Süleymaniye Câmii... Asırlara meydan okuyan Süleymaniye en hâlisinden bir terkibdir; has malzemeden bir inşâ...
Cemiyet de terkibdir; temel yapı taşı insan olan bir terkib. Kemâl ve ömrü insana bağlı, ferd ferd insana... Ferdin kemâli, cemiyetin kemâlini intac eder; terkib malzemeye mahkûm...

Yayınlandığı yer Arşiv
Çarşamba, 01 Haziran 2011 20:34

Siyaset Mefluç, Necat Cemaat Olmakta

Millet’in ümid ve emellerini boğan siyâsi arena, kan ve zulüm kokuyor. Olup bitenlerin seyri karşısında istifra etmemenin şartı iki: Ya mide taşımamak, yahut insaniyetten istifa etmiş olmak. AYM’nin boğazındaki gevşek kemendiyle, tasma taşır gibi, tatile çıkan AK Parti, ümid vaad etmiyor. Yeni anayasa projesi, başörtüsü zulmü, AB hedefi ve diğer hayatî meseleler rafa kaldırılmış vaziyette. Siyasî partilerin haysiyetini bir kaç yargıcın insafına terkeden sisteme itiraz etmeyen ve değiştirmek için cesur davranmayan siyâset nezdimde merduttur.

Yayınlandığı yer Arşiv

Tuyan Tasarım