Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » İç tehlike, yalan; MİT, Millî olmaya gayret etmeli!

İç tehlike, yalan; MİT, Millî olmaya gayret etmeli!

Her milletin devleti, her devletin de belli başlı müesseseleri olur: Ordu gibi, istihbarat gibi, yargı gibi.. Devletin emrine hazır olduğu güç, millet irâdesi. Çünkü, varlık sebebi millettir, milletin saâdet ve bekâsı için vücud bulmuştur. Devleti bütün müesseseleriyle birlikte sevmek ve korumak da millete düşer. Mecburî değil, gönüllü bir muhabbet ve sahipleniş..
Her millet, kendi istihbarat teşkilâtlarına gözü gibi bakar... Her ferd, istihbaratın gönüllü elemanı gibi davranır. Çünkü, istihbaratın birinci ve büyük vazifesi, vatandaşını haricî tehlikelere karşı korumaktır...

 

Türkiye’ye gelince, vaziyet kabulü imkânszı bir zıtlık arzeder... Vatandaş için MİT; sevimsiz, tehlikeli, zararlı ve zaman zaman da utanç verici bir müesessedir. “MİT mensubu”na adı çıkan, bütün haysiyet ve şerefini kaybetmiş muamelesi görür mahallede, yüz kızartıcı bir suç işlemiş olmaktan beter bir vaziyet...

 

Sebebi belli: Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olarak ifâde edilen resmî düşünce, milletin bütün değerlerine düşman ve millete rağmendir. Onun için millet, devlet ve müesseselerine karşı soğuk durur. Soğuk ne kelime, devletle karşılaşmaktan basbayağı tedirgin olur, korkar; kendisini düşman bir toprağa düşmüş gibi hisseder.

 

Devlet ile milletin bir asra yaklaşan yabaniliği, dürüst kalmış olanlar için sır değildir... Onun için devlet, bütün müesseseleriyle haricî düşmanlardan çok, kendi milletine karşı müteyakkızdır. Bütün istihbarat müesseseleriyle birlikte devletin ömrü vatandaşını fişlemekle geçer. “İç tehlike” addedilen milletin değerleri, her zaman dış tehlikeden daha yakın ve büyük tehlike gibi durur devletin nazarında. Aklı çatlatacak bir şuursuzluk...

 

Kürt halkı da tehlike değildir... Tehlike, devletin Kürt halkını reddeden zihniyetinden kaynaklanıyor. Devletin katı ırkçılığı (Türkçülüğü) Kürt Meselesini doğuran en büyük âmildir; yegâne âmildir, demek de mümkün...

 

MİT, milletin bağrında yer edemediği müddetçe, mevcut vaziyetten yakasını kurtaramayacak, faydalı olamayacaktır. Aslî vazifesi haricî tehlikelere dikkat kesilmek olan bu hayatî teşkilâtı, vehimden ibaret “iç tehlike” ile bu kadar meşgul etmek, iş yapamaz hale getirmek abesle iştigalin ötesinde, cinnettir.

 

İlk adım, şeffaflaşmak ve millete kucak açmak olmalı. Askerî vesayetten yakasını kısmen sıyırmaya muvaffak olmuş bu teşekkülü kanatlandıracak olan, milleti düşman ve tehlike görmediğini, milleti fişlemekle meşgul olmadığını, olmayacağını lisan-ı münasible beyan etmesidir. Gerçekte de öyle olması gerekir..

 

Bu istikametteki bir değişikliğin tezâhürleri milletin ruh ve gönül dünyasında karşılık bulacak ve MİT’in parlak geleceğine zemin teşkil edecektir.

 

Yokluğu düşünülemeyen bu hayatî müessese, milletin sevgi ve itimadına mazhar olursa faydalı hale gelir. Milletin sevgi ve itimadı, inanç ve değerlerini sahiplenmek ve varlığına hürmet etmekle mümkün. Korku ve aldatmanın işe yaramadığı, asırlık geçmişinin şahitliğiyle sâbit..

 

Gazze gecikmeli bu yazıya vesile teşkil eden Hakan Fidan Beyin tâyinini tebrikle birlikte, başarılar diliyor ve teşkilatını ıslâh ile faydalı kılmasını temenni ediyorum.

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım