Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » REFERANDUM MİLLETİN HAYSİYETİDİR, DEMİREL NİÇİN TELAŞLANIYOR?..

REFERANDUM MİLLETİN HAYSİYETİDİR, DEMİREL NİÇİN TELAŞLANIYOR?..

Demokrasi ile idâre edildiği iddiası taşıyan bir ülke düşünün: Seksen küsür yıllık ömrünün otuz yılı mutlak bir istibdad ile geçmiş, katı bir şeflik idaresi. Geri kalan elli yıla ise iki darbe, bir kaç muhtıra şekil vermiş. Kapatılan siyasi parti adedi ise yirmi dört; küçük çaplı bir kabristan demek; siyasî parti kabristanı. Mezar kazıyıcılar yirmi beşincinin defin merasimi hazırlığında... Son kurban cüsseli olduğundan merasim debdebeli ve dağdağalı olacağa benziyor.

Demokrasi ile yegâne irtibatı isimden ibaret olan Türkiye Cumhuriyeti’yle yaşıt büyük siyaset adamı, demokratların piri, bir zamanların nurlu siyaset dehâsı Demirel, nihâyet yüreklere su serpecek, demokrasi nizamnâmese demeye şâyan laflar etmiş:

“Anayasa Mahkemesi'ne güvenmek lazımdır. Anayasa Mahkemesi'ne intikal eden bir konuda onu görevsiz duruma düşürmenin şık olmadığı kanaatindeyim. Hukuk otoriteleri de bunun zaten hukuka uygun olmadığını söylüyorlar. Ben o kısmını tartışamam. Çünkü, benim saham değildir. Ama o da yeni bir tartışma yaratacaktır. Yani bir tarafta türban tartışması, öbür tarafta parti kapatma tartışmasına ilaveten, bu defa da parti kapatma davasını önlemek için anayasa değişikliği bir mesele yaratacaktır. Hele bunun referandumdan falan geçirilmeye kalkışılması çok yanlış bir şey olur”

Bu ifadelere, ömrü milleti yanıltmakla geçmiş birinin hezeyanları, diye bakıp geçmek mümkün değil. Bu, kendi içinde muhkem mantık, resmî ideolojinin asırlık mantığıdır. Millete emniyet etmeyen, milleti tehlikeli ve düşman addeden; habis mi habis bir mantık.

Yassı Ada ve 28 Şubatın birifingci yargısına teslim olmayı telkin ve tavsiye eden Demirel’in hesabını Allah’a bırakalım. Ömrünün hiç bir devrinde, küçücük kısa bir ânında bile samimiyete tenezzül etmemiş bu siyasî dehâyı, kabrin eşiğinde kabil-i ıslâh veya hidâyete liyâkatlı görenler duaya devam edebilirler. Sular dalgalanır, hava bulanırsa, belki devletliler beni, 28 Şubat hizmetlerimi de göz önünde bulundurarak, bir daha hatırlayabilirler hülyâsıyla sarfedilmiş gibi duran bu ifâdeler, her şeye rağmen mutlak hakikattır. Demirel ve şürekâsı için mutlak hakikat olan bu ifadeler, demokrasi ve milletin geleceği için mutlak şerdir. Bu mantıkta hayır yok...

Demokrat iddiası taşıyan, darbecilerin gasbettiği haklarını geri almak için milletin eşiğini aşındıran bu zâtın, parti kapatılmayı güçleştirecek anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesinden ödünün patlaması, sizin de midenizi bulandırmıyor mu? İstifra etmemek için cidden gayret ediyorum.

Beyim, 411 milletvekili anayasayı değiştirir, “kaos” dersiniz... Referanduma gidiliecek olur, “felâket” dersiniz. Yahu, kendinize başka bir millet bulup yakamızı bırakınız artık. Düşman ve tehlikeli addetiğiniz bu milletin sizi sevmediği, sizi beğenmediği, size inanmadığı ortada değil mi? Haysiyet ve şerefinize bu kadar dokunan bir millete devletlik yapmaktan vaz geçmek daha haysiyetlice değıil mi? Resmî ideolojiyi seçim sandıklarında ölüme mahkûm eden bir milleti elbet de sevmek zorunda değilsiniz, anlaşılabilir bir şey. Anlaşılması güç olan bu birkliktelikte ısrar etmeniz. Yahu, Temel kadar da mı olamıyorsunuz ki, bir asırdır varlığınızı reddeden, sizi tanımayan bu milleti tanımakta ısrar ediyorsunuz. Cidden bu küçültücü bir durum, kelli felli adamlarsınız...

Bir düşünsenize, dünyanın sayılı ordularından birinin kahhar eli on yılda bir bütün şiddetiyle devreye giriyor, darbeler darbeleri kovalıyor; en kabasıyla en post moderni bir biri ardısıra sahneyefırlıyor; sonra yargı ürkütücü sehpalarıyla arz-ı endam ediyor; yetmiyor, üniversite ilmin haysiyetini yerle bir eden gösterilerle halayın başa yakın bir yerinde devreye giriyor; onu aydınların çığlıkları tâkib ediyor; nihâyet CHP her devirdeyaptığı gibi işrete sâkîlik ediyor... Sonra ne mi oluyor? Biraz dış baskılar, biraz işi yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları, epeyce de keselerini şişirdikleri ve bir parça da milletin artık hayatlanamayacağı ümidiyle geri çekilme başlıyor. Ricat tamamlanır tamamlanmaz da postalların altında ezdikleri milletin önüne sandığı koyuveriyorlar...

Mensubiyetiyle cidden iftihar ettiğim bu kahraman millet; sırtında cop ve postal darbeleri ile ağrılar içinde gittiği sandıkta reyini yine devletlilerin aleyhine kullanıyor. Hay sen bin yaşşa kahraman milletim...

Nihâyet devletlilerin öğrenemedikleri bu bedihî hakikati sureta demokrat, büyük siyaset adamı Demirel öğrenmiş olmalı ki:

“Hele bunun referandumdan falan geçirilmeye kalkışılması çok yanlış bir şey olur” diye buyuruyor.

Hadi oradan be adam, hadi oradan... AK Parti’nin geçmiş tecrübelerden ders almamış olma ümidinden hareketle söylenen bu sözlerin telkin ettiği hakikat şu: AK Parti hiçbir suretle hukukî bir müdafaa hazırlama gafletine düşmemeli, kendisiyle birlikte milletin de geleceğini kurtaracak bütün meşru adımları atmalıdır. Bu adımların vazgeçilmesi teklif edilemeyeni ise, referandum olmalı. Demirel’in yanlıştır, dediği; kesinlikle doğru olandır... Bence Demirel sözlerinin aksiyle yol gösteriyor, teşekkürü bile mucib olabilir, ama ben bu sebeple de olsa teşekkür etmeyeceğim, değmez.

AK Parti mensublarına Bediuzzaman Hazretleri’nin muhteşem üslûbundan bir hakikati hatırlatarak bitirelim:

“Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dâvâ etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir. Ben bu haksızlığı ve hakka karşı hürmetsizliği irtikâp etmek istemem vesselâm.” (**)

Pâyimâl edilmek istenen hukuk milletindir, millet her şartta hukukana sahib çıkacaktır. Yaşasın ümid, kahrolsun yeis... Yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdad. Yaşasın millet ve demokrasi, kahrolsun darbe, çete ve şürekâsı...

01/04/2008 Çamlıca-İstanbul

 

 

(*) www.haber7.com , Ekoenerji Dergisi’nden iktibas

(**) Bediuzzaman Said-i Nursi, Mektubat, S: 75

 

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım