Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » BAŞ SAVCININ AYAĞINA SAĞLIK!..

BAŞ SAVCININ AYAĞINA SAĞLIK!..

Türkiye, yasakların muhkem surlar gibi kuşattığı bir Orta Çağ hisarı. Millet, her uzvundan parangalanmış mazlûm bir kitle... Kime göre mazlûm? Kendisini mazlûm mevkilerinin en bedihisinde gören milleti, resmî ideoloji bir asra yakındır düşman addediyor: İlk fırsatta bütün yaptıklarını yıkacak, bütün değerlerini paçavra gibi yırtıp atacak şenî bir düşman.
İstiklâl Mahkemeleri’nin derme çatma sehbalarında hunharca evlâtlarına kıyılan millet, savcı-hâkim kılıklı Mahkeme üyelerinin habîs şöhretleriyle bebelerine öcü masalları anlatarak susturmayı öğrenir. Cemiyetin muteberleri, yeni muktedirlerin sadece zelilleri değil, düşmanlarıdırlar da.

İzbe, pis ve vahşetin kol gezdiği zindanlar, at hırsızlarını değil, din mazlûmlarını bağrına basar. Baş ile ayakların yer değiştiği meş’ûm bir devir, habîs mi habîs...

 

Millete rağmen ihdas edilen rejim, ümidini milletten kesince, yaslanacağı payandalar arar. Anadolu topraklarında Osmanlı’nın dahildeki tek muhalif unsuru Aleviler’den başka istinâd noktası bulamayınca, hayatını emanet edebileceği hisarın inşasına ister istemez koyulur. Yasaklarla örülü bu asırlık hisarın ana payandaları itinâ ile ihrâz edilir. Belli başlıları: Ordu, Halk Partisi, Üniversite, yargı, bürokrasi, aydın ve basın.

Savaş yorgunu ve düşman mevkiine konulmuş zavallı milletin bütün imkânları bu payandaların bir an önce sarsılmayacak muhkemliği için gasbedilir. Yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş, millet ve değerlerinin reddi üzerine inşâ edilmiş bu ideolojik hisar, bütün unsurlarıyla hayâtiyetini devam ettirmenin telaşı içinde. Ya on yılda bir milleti elli yıl geriye atan askerî bir darbe, ya bir yargı baskını, ya bir üniversite terörü şeklinde hamleler yapan resmî ideoloji son oklarını kullanıyor. Önce 27 Nisan e-muhtırası, sonra 367 maskaralığı, akabinde rektörlerin hezeyanvari çıkışı ve nihayet baş savcının bütün akılları hayrette bırakan, bütün dünyayı şaşkına çeviren kapatma davası..

Milletin haysiyet ve hayat hakkına sahib çıkmasının bütün kapılarını ardına kadar aralayan, neye hizmet ettiği anlaşılması güç bu son hamle, idam mahkûmunun ızdırabdan kurtulmak için sehbasını tekmelemesinden farksız neticeler doğuracaktır. Baş savcı, yaşama ve direnme imkânı kalmamış, milletin idama mahkûm ettiği resmî ideolojinin sehbasına tekme vurmuştur, ayağına sağlık. Elbet de her infaz sarsıcıdır, elbet de ölümün her türlüsü taraflar için soğuktur. İster istemez bunun kısa vadede menfî addedilebilecek neticeleri de olacaktır, ama defin ve taziyenin ardından asırlık bir mütehakkim ve mütegalibeden kurtulmuş olmanın sevinci fetih rüzgarlarına dönüşecek, Osmanlı’nın torunları bir ba’süba’del mevtin ardından harikalar meydana getireceklerdir.

Tedirginlikleri arttıran suallerin başında, AK Parti kapatılır mı, sorusu geliyor. Kapatılmaması AK Partiye yarayacak, kapatılması ise daha çok yarayacak. Zirâ bir asır öncesinin şartları yok artık, millete rağmen hiç bir kuvvet hâkimiyet dâvâsında bulunamaz, böyle bir hezeyânın arkasında duramaz. Millet, hayat hakkı kadar mukaddes, haysiyet kadar aziz reyine sahib çıkacaktır. Millet, hiçbir zorbaya ırzını teslim etmeyecektir. Kahramanlar devri çoktan kapandı, tek başına bir milletin bütün mefahirini gasbeden heyûlaların ömrü bitti, hâkimiyet milletindir.

AK Partiye düşen, kendisi ile birlikte milletin istikbaline hayat verecek, baş savcının neticesi maksadının aksine hizmet edecek hamlesi karşısında, asla metanetini kaybetmemesidir. Elbet de millete rağmen bir asır hüküm sürmüş bir ahtapotun sekerâtı gürültülü ve ürpertici olacaktır. Ama korkuya hâcet yok, ecel mukadderdir, bu gulyabani de ölecektir. Sekerattan korkanlar, Ankara’yı terkedebilir, hamdolsun ülke toprakları uzak seyirler için de müsaittir. Cesur olanlar bir zulmün inkıraz sahnesini doya doya daha yakından seyredebilirler.

Baş savcı, AK Parti’yi kapattıracakmış, kapatsın... Emin olunuz ki, böylesi bir akibetin mükâfâtı, yeni partinin milletin yarısına bedel kahir ekseriyetinin sarsılmaz teveccühüyledönmesi olacaktır. Hem mesele siyâsî bir parti meselesinden çok, milletin hayat hakkıyla ilgilidir. Millet uyandı, haklarını artık gasbettirmeyecektir. Her zemin, her şart ve vâsıta milletin hayatlanmasına vesile teşkil edecektir. Korkmayınız, AK Parti kapatılmayacaktır. Kapatılırsa, elem feryadları değil, sevinç çığlıkları atınız; zirâ kuvvetli bir ekseriyetle geri dönecektir.

Yaşassın hâkimiyet-i millet.. Yaşasın hür irâde... Yaşasın demokrasi...

16/3/2008 Çamlıca-İstanbul

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım