Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv » FİLİSTİN MEZÂLİMİ; YAHUT İSLÂM DÜNYASININ YÜZ KARASI.

FİLİSTİN MEZÂLİMİ; YAHUT İSLÂM DÜNYASININ YÜZ KARASI.

Yakın târihin kaydettiği en büyük mezâlimlerdendir, Yahudilerin dûçar olduğu katliam. Irkçı ve hasta Nazî mantığının tehlikeli addedip hayat hakkıtanımadığı Yahudileri, bir taun gibi biçer Hitler zulmü... Nazi kamplarındaon milyon insan, sırf Yahudi yaftası taşıdığı için hunharca katledilir. Yakın târihin bu vahşi mezâlimi muafiyet tanımaz: Genç-ihtiyar, kadın-erkek, küçük-büyük ayırmaz Nazi zulmü. Yahudilerin tek hakkı var: Ölmek...

Yahudi mezâliminden sonra yaşlı dünyamızın şahit olduğu daha büyük zulüm ise, Filistin mezâlimi. Kaderin garib cilvesine bakınız ki, târihin en ağır darbelerinden birine mâruz kalan Yahudi milleti, cellatlarına rahmet okutacak bir katlima, henüz kendi kanlarının ağır kokusu ciğerlerini terketmemişken imza atar. Nazi zulmünun onüç yıllık ömrü, yerini yarım asırlık İsrail zulmüne bırakır.

Cinâyetinin kefâreti gibi, Yahudi milletinin Filistin topraklarını istilâsına alkış tutan medenî dünyâ, yarım asırlık bu zulmün hâmîliğinde ısrar ediyor. Pis menfaatleri uğruna her türlü vahşeti seyredebilen ABD, Yahudi zulmünün devamında yegâne amil durumunda. Tepeden tırnağa her türlü silâhla mücehhez bir avuç İsrail ordusunun cür’et kaynağı ABD, hazîndir ki, İslâm ülkeleri için hâlâ birinci müttefik mevkiinde. İttihad-ı İslâm’ın bayrakdarı Devlet-i Âliye’yı yıkan Batı’nın menhus zekâsı, bir asırdır temel senaryolarını bir haşir sabahına göz açmayalım diye tatbik sahasına koyuyor.Temel strateji, İslâm ülkelerini olabildiğince bölüp küçültmek, hasım ve amansız düşmanlar haline getirmek. Bize hayat hakkı tanımayan bu habîs el, bütün silâhlarını böğrümüzde tecrübe ediyor. Osmanlı’nın inkırazı üzerinden geçen bir asırlık zaman zarfında İslâm dünyâsının dûçar olduğu felâketler semâdan değil, Kâbe mevkiine koyduğumuz Batı’dan geliyor. Bu hamâkat, yaşadığımız felâketlerden daha kahredici, daha haysiyet kırıcı... Mâbedimin duvarına abdest bozan Yahudi askerinın tavrından daha haysiyet kırıcıdır, ABD ve Batı bankalarında yatan Arab sermayesi... Yahudi zulmü sâdece hayatımıza kastetmiyor, haysiyet ve şerefimizi de pâyimâl ediyor. Haysiyetsiz bir düşmanın haysiyet kırıcı zulmü, ölmekten daha ağır gelmiyorsa, insanlık vasfını kaybettiğimizdendir.

Emperyalist ABD’nin böğrümüze bir hançer gibi saplanan ileri karakolu İsrail devletinin Nazilere rahmet okutan zulmü, elbet de ebedî değildir. Târih, kendisiyle yaşıt, hayatdar hiç bir zulmü kaydetmiyor; yarım asırlık Yahudi zulmü de bitecek İnşallah...

Bu makalenin hedefinde, yukarıdaki satırların sebebiyet verdiği zehabla, ne İsrail, ne de ABD var. Hayır, asla... Düşman düşmanlığını yapar, onlar da onu yapıyor... Satırlarımın hedefi, doğrudan İslâm dünyâsı... Veyl o müslümanlara ki, bu haysiyet kırıcı dehşetli zulüm karşısında bile birleşemiyorlar;Batı’nın meşûmmedeniyet ve muktazîlerini istikrâhla, ağız dolusu onun şeytanî yüzüne tükürmüyorlar. Veyl o müslümanlara ki, yirmi günlük Emire’nin kanlar içindeki cansız bedeni hâfızalarına bir cinnet tablosu gibi kazınmıyor ve kendi çocuklarının varlığıyla sevinç duyabiliyorlar. Yazık o müslümanlara ki, aralarındaki Batı menşeli bütün düşmanlıkları unutup, “Mü’minlerin kardeş olduğu” hakîkatini hatırlamıyorlar... Yazık, binler kere yazık İslâm ülkesi devletlerine ki, hamâkat ve liyâkatsızlıkları ile birbuçuk milyarlık İslâm dünyâsının haysiyet ve şerefini bir avuç Nazi bakayâsı, zulüm makînasına inkılâb etmiş Yahudilere çiğnettiyorlar...

Dünyânın devlet maskesi takınmış en büyük iki terörist gücünün İslâm dünyâsı üzerindeki emellerinin mevti, dirilmemizle mümkün. Dirilmemiz, iki cihân saâdetini temin eden İslâmiyet’e sımsıkı yapışmamızla kabil. Karıncaya bile bilerek basmaktan menedip hukukunu îmân teminatı altına alan dinimiz, elbet de halîfe-i arz olan insanın hukukunu ihmal etmez. Bizde savaş bile temizdir: Teslim olana, el kaldırana silâh çekilmez; yaşlı, hasta, kadın ve çocukların hayatı savaşta bile mahfuzdur. Öğrenilmesinden men edildiğimiz İslâm târihi, bütünüyle buna şâhiddir. Müslüman ne Hitler’dir ne Şaron; Bush olmaksa çok daha küçültücü, çok daha haysiyet kırıcıdır Müslüman için.

Hülâsa, Filistin mezâlimi, sadece kanayan yaramız değil, yüz karamızdır da... Nazi zulmünün mazlum şâkirdleri, mâruz kaldıkları mezâlimi aşan bir zulümle gaddarlıklarına devam etsinler. Ama bilmeliler ki, arz-ı mev’ud yalandır, cedlerinin büyük yalanı. Ve kendilerini bekleyen Cennet değil, Cehennemdir... Emire bebek ise çoktan Cennet kuşlarına katıldı bile... Her hayat fânidir ve ölüm her fâniye bir sefer gelir: Ha bir top güllesi, ha bir şarapnel parçası, ha rahat bir hastahane odası; ne farkeder. Büyük fark, zâlimin zulmünün bedeli olarak ebedî Cehennem’e dökülmesi, mazlumların ise ebedî Cennet’e kanat çırpmasındadır... Zâlimler için yaşasın Cehennem!..

Bize gelince... Dersimizi dinimizin büyük müjdecisinden almışız, sıradağlar gibi muhkem bir inanca inkılâb eden şu müjdenin hakîkat olarak tecelli edeceği fecrin bir an önce ufkumuzda sökmesi için tek mükellefiyetimiz, İttihad-ı İslâm’ın ihyâsına bütün gücümüzle çalışmaktır:

"Evet, ümidvar olunuz; şu istikbâl inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır!"

5/5/2008 Çamlıca-İstanbul

Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

Hakkın hâtırı âlidir, hiçbir hâtıra fedâ edilmez.

Websitesi: www.hyilmaz.net

Yorumyapın

(*) gösterilen alanlar mecburidir.

Tuyan Tasarım