Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv

İsrail ve Filistin meselesini defalarca yazdım, yazmak da gerekiyor. Zirâ İsrail’in Filistin’e revâ gördüğü zulüm, Hitler’in Yahudilere revâ gördüğünden geri değildir. Hattâ bir çok noktadan daha insafsızca ve daha dehşetlidir.
İnsanî Yardım Vakfı İHH, bütün dünyada sevaş ve felâket bölgelerine insanlık eli uzatan bir yardım müessesesi. İnsanlık vasfı taşıyanların insanlık borcu, bu eli öpmektir; köpek gibi ısırmak değil. Ama İsrail ısırıyor. Çünkü imhâsına azmettiği mazlum Filistin halkına uzanan yardım elini bile düşman görüyor.

Gerger, hayata gözlerimi açtığım diyar... Kâhta üzerinden dünyaya Kan Boğazı ile bağlanır. Küçük bir Gülek Geçidi gibidir, Kan Boğazı. Güneydoğu Toroslarının kuşattığı Gerger vâdisinin doğusunu ise Fırat’ın baraj ile denize inkılâb eden masmavi suyu keser. Kısacası, Gerger’den öteye yol yoktur; Kâhta’ya dönmeye mecbursunuz.
Merhum babam, ilk gençliğinde ormanlarında dağ keçilerinin boynuzları sebebiyle rahat dolaşamadığnı, kesif ağaçlarının arasından geçemediklerini söylediği Gerger, bölge coğrafyasına göre hâlâ çok yeşildir. Bahar mevsimlerinde ise iyi işlenmiş iri ve yekpâre zümrüt bir mücevhere benzer. Kan Boğazı’ndan itibaren insanı saran ıssızlık vehmini vâdiye dağılmış köylerin uzak manzaraları dağıtır.

Cumhuriyet devri Türkiye’sinde Sağ’ın telâfisi imkânsız ilk büyük hezimeti dil dâvâsında terk-i silâh etmiş olmasıdır. Hayır, Sağın değil, Müslümanların diyecektim. Zirâ, Sağ da Sol gibi Batı menşeli bir bukalemun. Varlık sebebi, Sol’un zıddını temsil etmek. Varlık değil, gölge...
1928’de harf inkılâbını gerçekleştiren irâdenin maksadı, bin yıllık İslâmî bir irfân ve medeniyet ile birlikte şanlı bir târihi mevte mahkûm etmektir. Arab harflerinin güçlüğüne dair girişilen çetin isbat dâvâları ile Lâtin harflerinin kolaylığı ve güzelliğine yakılan neşideler maskeli balonun hayasızca, maskaraca kıyafetleri...

Çarşamba, 08 Haziran 2011 20:53

Hasan Dağı’nda bir akşam vakti...

Yazan Hüseyin Yılmaz

Uzun zamandan beri bir seyahat ihtiyacı duyuyordum, bir vesile çıktı ve birâderle yola çıktık. Yıllardan beri sılâ ziyaretlerine gidiş dönüşlerimizde yanıbaşından geçtiğimiz Hasan Dağı’na tırmanmak, orada bir iki geceyi geçirmek arzusu içimizde bir ukde idi. Yanımızda hanım ve çocukların olmayışından da faydalanarak bir gece Hasan Dağın’da kalmayı ve ertesi günü de dağa tırmanmayı kararlaştırdık...Aksaray’da edindiğimiz bilgiler fazla ümid telkin etmiyordu. Dağın eteklerinde bir motelin olduğu, ancak bu mevsimde hizmet vermediği söyleniyordu. Buna rağmen şansımızı denemek istedik.

Sayfa 8 / 49

Tuyan Tasarım