Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv
Perşembe, 09 Haziran 2011 10:57

Nurculuk iflâs etmek üzere!

Yazan Hüseyin Yılmaz

Her kademeden hocanın resm-i geçidini tâkib ediyoruz. Profesörler, doçentler, asistanlar bir biri ardı sıra kürsüye geçip tebliğlerini takdim ediyorlar. Tebliğlerin müşterek tarafı, “Risale-i Nur”... İşte başlıklardan bir kaçı: “Risâle-i Nur ve Modern Sanat, Bediüzzaman ve Sinema, İnsan ve Estetik, Kılasik ve Modern Edebiyat Bağlamında Risale-i Nur’un İşlevi” ve diğerleri.
İyi niyetle tertiplendiği muhakkak olan toplantının ismi: “Risâle-i Nur ve Sanat Çalıştayı”... Hatiblerin dillerinden ruh ve aklıma hafakanlar yaşatan “tilcik”ler, hastahaneden fırlamış akıl hastalarının derbederliği içinde dökülüyor:

Perşembe, 09 Haziran 2011 10:55

27 Mayıs Darbesi, alçakça bir cinâyet!

Yazan Hüseyin Yılmaz

Dünyanın her yerinde devletin varlık sebebi, millettir. Aslî vazifesi; milletin saâdet ve bekâsına hizmet etmek. Yâni: Efendi değil, hizmetli... Türkiye Cumhuriyeti, kaidenin çarpıcı istisnası. Hayatî vazifesi: Osmanlı’nın Batılı düşmanlarına rahat bir uyku bahşetmek, altı asırlık korkularını depreştirmemektir. Millete dayanmaz, millete rağmendir. Tehlike, milletin ta kendisi. Ayakta kalması, payandalara bağlı. Belli başlıları: Ordu, CHP, yargı, üniversite ve en geniş mânâsıyla bürokrasinin tamamı...
Tek parti devrini müstebidâne bir idâre ile geride bırakan devletin ilk tökezlemesi, varlığına bir mecburiyetle rızâ gösterdiği Demokrat Parti’nin kontrolden çıkmasıdır.

Perşembe, 09 Haziran 2011 10:54

EY ŞUURSUZ IRKÇILAR, ARTIK YETER!..

Yazan Hüseyin Yılmaz

Kürt Meselesi, Türkiye’nin boynunda asılı duran asırlık bir idãm fermãnı; hukukun değil, hasım ve düşmanlarının hükmettiği bir idãmın fermãnı. Er veya geç infãzla neticeleneceği ümid edilen bu meş’um yaftanın hükmî haklılığı için bir asırdır düşmanlarımız mücãdele veriyor. Bu mücãdelenin müessir piyonları ise hiç şüphesiz şuuru felce uğramış, karşılıklı birbirilerini inkârla infãzın taciline çalışan Kürtçü ve Türkçü çevrelerdir. Her iki taraf da aynı meş’um kaynaktan besleniyor: Irkçılıktan...

Perşembe, 09 Haziran 2011 10:51

Baykal’ı yazmayacaktım!..

Yazan Hüseyin Yılmaz

Baykal’ı yazmayacaktam... Yazmayacaktım, çünkü içimi burkan, rahatsız eden, merhametime dokunan bir taraf vardı. Görmezlikten gelmek, değerlendirmemek daha insanca bir tavır olacak diye düşünüyordum. Ama maalesef yazmak istemediklerimin tamamı yazıldı, söyleyebileceklerimin de çoğu söylendi. Susarak değil, konuşarak tavrımı ortaya koymaya mecbur kaldım...
Öncelikle ifâde etmeliyim ki, itikad ve ahlâk noktasından Baykal’ın yaşadıklarının müdafaa edilebilir tarafı yok. Hem kebair, hem de çok çirkin bir şekil ve muhtevaya sahib. Her iki tarafın da evli oluşu, âilece görüşüyor olmanın ötesinde, dost olmaları; maddî ve siyâsî faydaların mevcudiyeti müsamaha ile bakma imkânı vermiyor.

Sayfa 7 / 49

Tuyan Tasarım