Ayarlar
Arama

H.Yılmaz Kişisel Blog Sayfası

Twitter Sayfam:

Makalelerim

Buradasınız: Anasayfa » Arşiv
Perşembe, 09 Haziran 2011 11:42

Beyefendi! Aydınlığa yürü, târihe!..

Yazan Hüseyin Yılmaz

Devlet, savaş şartlarına intibak edemeyip cinnet geçiren askerin budalalığı içinde gövdesini hedef alan kurşunları elleriyle durdurmaya çalışıyor. Makinalı tüfeği ve parmağı tetikten hiç kalkmayan düşmanı görmeyip kurşunları yakalama cinneti, terörizmin kaynaklarını görmeyip teröristi öldürmeye çalışmanın yanında dâhîlik madalyası ile mükâfatlandırılsa yeridir.
Ankara’nın inanç ve târihin rehberliğinden uzak, akl-ı selimden mahrûm devlet zihniyeti, ya şuursuzluğundan ya ard niyetinden çeyrek asrı aşkındır kurşunları elle yakalamaya çalışan mecnûndan daha divânece bir tavırla terörle mücadele ediyor. Mecnûndan yegâne farkı eli yerine, fakir fukaranın çocuklarının gövdelerini kullanması. Denîce bir ahlâksızlık.

Hayatımda, ¬ 411 milletvekilinin oyuyla serbestiyeti kânun altına alınan başörtüsünün AYM tarafından yasaklandığı gün hissettiğim acının keskinliğinde bir acıyı hiç yaşamamıştım. Kör bıçaklarla vücudum zerreleri miktarınca parçalara bölünseydi duyacağım acı yine de bu ruhî ızdırabın yanında çok hafif kalırdı. Zirâ, izzetim kırılmış, haysiyetim telef edilmişti; milletin bir mensubu olarak kendimi ağır bir hakarete, şeni bir tecâvüze uğramış gibi hissediyordum. Sırtlarında adâlet cübbesi taşıyan 11 kişi, milletin irâdesini haksızca, hukuksuzca katletmişlerdi. Izdırabım, millet adına duyduğum derin bir acziyet hissinden kaynaklanıyordu, boğuluyor ama hiçbir şey yapamıyordum. Aylarca kendime gelemedim, yakın günlere kadar da öyle idim.

Râkib, zayıf tarafını kollar; öldürücü darbeliri en zayıf tarafını arar... Ayaklarından tırmanmaya başlayan küçücük karıncalar yaralı noktanı bulur, oradan ısırmaya başlar. Ceylan sürüsünün otlağında pusuya yatan Aslan dehşetli gücüne rağmen hasta, yaşlı veya yavru gibi zayıf ve tecrübesiz olanları gözüne kestirir.
Terör, neticedir; sebeplerin bağrından fışkıran kirli bir kaynak... Türkiye’nin terör meselesinden önce Kürt Meselesi vardır. Türkiye, Kürt Meslesini demokratik, insanî ve İslâmi bir zeminde bütünüyle çözmediği müddetçe içimizi kan ağlatıp, iki büklüm diz çöktürten terörden kurtulamayız.

Perşembe, 09 Haziran 2011 11:36

Eksenimiz kayıyormuş; aman ne saâdet!..

Yazan Hüseyin Yılmaz

Mihverinden fırlamış olanın eksen kaymasından bahsetmek ya samimiyetsizliktir, ya da hamâkat. Osmanlı’nın yıkılışıyla birlikte Türkiye mihverini kaybetti, kendisine âit bir ekseni yok... Yegâne tesellimiz, Batı’nın peyki olmak! Türkiye’nin eksen kaymasından feryâd-ü figân edenlerin telaşı, milletin zarar görme endişesi mi? Batı’nın emelleri istikametinde zapt-ü rapt altına alındığımız mevcut eksende milletin fayda ve rızası mı vardı? Ne münasebet!.. Bazı çevrelerin senasında acze düştükleri İnkılâblar kanlı bir zeminde boy attı, niçin saklayalım!..

Sayfa 4 / 49

Tuyan Tasarım